IMKB : 89.085 / -0,62 $ : 6,69 / 1,32 : 7,31 / 0,93 Altın : 342,00 / -0,26





Tuzluk
31 Ocak 2014 09:25


Figen Özer


PAYLAŞ : Share/Bookmark

Regülasyon tuz gibidir;  azı karar çoğu zarar…

 
Elektrik denilince ürün yerine hizmet çağrışımı olur zihinlerde… Hatta kamu hizmeti şeklinde bir tamlama belirir. Çünkü uzun seneler bu hizmet vatandaşa kamu eliyle götürülmüştür. 
 
Yakın geçmiş zamanda, kamu payının azalan seyrine paralel olarak özel sektör payının artmasına şahit olduk, olmaya devam edeceğimiz şüphesiz.
 
Şöyle bir nihai durum özeti yapacak olursak, elektrik üretimi ve dağıtım faaliyeti alanında piyasa kapılarını farklı oyunculara açtı. Dağıtım faaliyeti malumunuz, kamu hizmeti olmaktan çıktı, her ne kadar mülkiyet devri yapılmasa da hizmet sunucusu tamamen özel sektör oldu. İletim faaliyetine farklı bir yorumumuz yok, her zaman olduğu gibi hakim gücün tek sahibi TEİAŞ. 
Piyasanın bazı alanlarında devlet tekeli ile sunulan hizmetin el değiştirdiğini görüyoruz.
 
Peki ya özel tekeller?
 
Bu soru özel tekellerin varlığının altını çizmek için değil, olabilme ihtimalini vurgulamak içindi. Çünkü hedefler doğrultusunda bir piyasa yapısı yaratmak ve bu yönde aksiyonlar almak aynı zamanda yeni risk tohumlarını da serpmek demektir.
Haliyle regülasyonun sağlanması daha da önem kazanıyor. 
 
Enerji sektörü için bu sorumluluk, adında da geçtiği üzere,  Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’na ait. 
 
2001 yılında çıkarılan 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile elektrik sektörüne dair genel kural çerçevesi belirlenmiş, aynı zamanda da elektrik piyasasında regülasyon sorumluluğunu taşıyacak Elektrik Piyasası Düzenleme Kurumu kurulmuştur. Devamında, doğalgaz kanunun da çıkması ile adı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu olmuş ve doğalgaz piyasasının regüle edilmesi görevi de EPDK’ya verilmiştir. Sonrasında gelen petrol piyasası ve LPG piyasasına ilişkin kanunlar ile söz konusu piyasalarda regülasyonun sağlanması görevini EPDK üstlenmiştir. 
 
Regülasyon kavramını basitçe ifade etmek gerekirse, oyunun kurallarını belirlemek ve bu kurallara uyulmasını sağlamak, diyebiliriz. 
 
Düzenleme ve Denetim…
 
Sadece düzenlemek, uygun zemini inşa etmek yetmiyor. En başta hakim gücün kötüye kullanılmasının önüne geçmek amacıyla izlemek ve gerektiğinde soruşturma yoluna gitmek de, önem taşıyan tedbirler arasında. 
 
Sektörce her daim bir düzenleme furyası içindeyiz. Ama artık zamanı geldi. Çok yakındır ki, regülasyonun bir diğer misyonu olan denetim de bir furya niteliğini kazanmaya başlayacak. 
 
Ne derler bilirsiniz, regülasyon tuz gibidir, azı karar, çoğu zarar. 
 
Şimdi katıldığı aşın servis edildiği masanın etrafında sektörün yatırımcısı, mühendisi, hukukçusu, ekonomisti ve diğer ilgilileri bulunuyor. 
 
Ne diyelim o zaman…
 
Herkesin ağzının tadı tuzu yerinde olsun efendim.  
 


Bu haber 5465 kez okunmuştur


Bu habere henüz yorum yazılmamış

İlk yorum yazan siz olun!








Köşe Yazarları