IMKB : 1.061 / 2,61 $ : 7,21 / -0,48 : 8,49 / -1,24 Altın : 477,16 / -0,66





Şu Fracking dedikleri…
23 Mayıs 2015 14:47


Selim Şiper
Tarih: 2 Mayıs 2008, Yer: Gaziantep, Toplantı: “1. Enerji ve Petrol Zirvesi”. Türkiye LPG Derneği adına, LPG ağırlıklı bir durum değerlendirmesi yapıyor, bürokrasiden sektörümüzün önünü açabilmek için katkılarını rica ediyoruz. Kısa bir süre önce A.B.D.’nin Houston şehrinde bir toplantıya katılmış, özellikle Teksas ve Louisiana’da sektörle ilgili temaslarda bulunmuşuz. Daha önceleri teorik olarak bildiğimiz “shale gas” prosesinin fiiliyatta uygulama sonuçlarını sezmeye başlamışız. Ve Gaziantep’te –mealen- diyoruz ki: “Dünyanın enerji geleceği açısından tam bir kavşak noktasındayız. Yeni uygulanan teknolojiler sayesinde şimdiye kadar ulaşılamayan potansiyel kaynaklara erişebiliyoruz. Enerji açısından hiçbir şey bugün olduğu gibi olmayacak, dengeleri değiştirecek gelişmelere şahit olacağız.”

PAYLAŞ : Share/Bookmark

 Tarih: 2 Mayıs 2008, Yer: Gaziantep, Toplantı: “1. Enerji ve Petrol Zirvesi”. 

Türkiye LPG Derneği adına, LPG ağırlıklı bir durum değerlendirmesi yapıyor, bürokrasiden sektörümüzün önünü açabilmek için katkılarını rica ediyoruz. Kısa bir süre önce A.B.D.’nin Houston şehrinde bir toplantıya katılmış, özellikle Teksas ve Louisiana’da sektörle ilgili temaslarda bulunmuşuz. Daha önceleri teorik olarak bildiğimiz “shale gas” prosesinin fiiliyatta uygulama sonuçlarını sezmeye başlamışız. Ve Gaziantep’te –mealen- diyoruz ki: “Dünyanın enerji geleceği açısından tam bir kavşak noktasındayız. Yeni uygulanan teknolojiler sayesinde şimdiye kadar ulaşılamayan potansiyel kaynaklara erişebiliyoruz. Enerji açısından hiçbir şey bugün olduğu gibi olmayacak, dengeleri değiştirecek gelişmelere şahit olacağız.” 
 
Bu sözleri sarf etmemizden bugüne kadar öngörülmemiş durumlara hakikaten şahitlik ettik: Bilinen petrol ve doğal gaz rezervleri, yeterliliği neredeyse ikiye katlandı; A.B.D. doğal gaz ve petrol üretiminde üstlere tırmandı ve net ihracatçı haline dönüştü; Çin, enerji tüketiminde birinci sıraya yükselirken, enerji ihtiyacının daha büyük kısmını kendi yerli imkanlarından karşılayabileceği ümidini geliştirdi; OPEC eski gücünü yitirip, nevzuhur, konvansiyonel olmayan, alışılmadık teknolojilerle üretilen petrol ve gaza karşı fiyat silahını çekme fırsatı arar oldu; Rusya petrol fiyatı ile terbiye olma riskiyle başbaşa kaldı; Avrupa sadece konuştu, tartıştı, olayları seyretti, finansal bahislere tutuştu; alakasız gibi görülse de Hindistan “guar gum = guar zamkı” üretimini 10’a katlayıp, gelirini 200 milyon Dolar’dan 3,5 milyar Dolar’a çıkardı…. 
 
Bütün bunlar “shale gas /shale oil” ve “hydraulic fracking” sayesinde oldu. Biz Türkçe’de bu İngilizce tanımlar için genellikle “kaya gazı / kaya petrolü” ve “hidrolik kırma” tanımlarını kullanıyoruz. Kabaca tasvire çalışırsak, proses şu şekilde: Normal (konvansiyonel) gaz veya petrol çıkarımında bu birikintilerin bulunduğu yeraltı haznelerine ulaşıyor ve gazı, petrol çıkartıyoruz. Ancak bazı jeolojik oluşumların içerisinde kılcal damarlar misali mikro haznelerde de gaz veya petrol bulunması mümkündür. Mesela sıkı kumtaşında ve şist kayalarında olduğu üzere. Şist kayalarından, başka bir deyişle tortul kayaçlardan hidrolik kırma yöntemi ile elde edilen gaza (shale gas) şeyl gazı, kayaç gazı veya genellikle kaya gazı (kaya petrolü) diyoruz. Eğer benzer bir işlemle sıkı kumtaşından petrol veya gaz elde ediliyorsa da buna “tight oil / gas= sıkı petrol veya sıkı gaz” tanımını veriyoruz. Burada bahsi geçen gaz ise doğal gaz yani metan ağırlıklı ama içinde az miktarlarda da olsa etan, propan, butan ve daha uzun moleküller bulunan karışım.
 
Yeraltında uygun bir jeolojik oluşum tespit edildiğinde, ki internette dünya üstünde olası kaya gazı havzalarının yeterli miktarda haritası mevcuttur; önce normal petrol sondajı gibi 3-4 kilometre aşağıya dikey olarak iniliyor ve buradan sonra konvansiyonel sistemden farklılaşma başlıyor: Dikey girildikten sonra yavaş yavaş 90 dereceye yakın dönülüp yüz metre kadar yatay devam ediliyor. İşte bu dönüş ve kullanılan malzeme işin püf noktası, yeni çözümlenmiş olan damga vurucu teknoloji. Sondaj kâfi görüldüğünde, sondaj hattı sağlama alınıp, aynı hattan yüksek basınçla bir su karışımı enjekte ediliyor. Yatay hatta basınç ve suda karışık olan maddelerin yardımıyla küçük delikler açılıyor ve tabakanın içerlerine doğru küçük hatlar, küçük hazneler oluşturuluyor. Suya karıştırılmış olan maddeler bu haznelerin tekrar çöküp kapanmasını engelliyor. Bu haznelerde toplanan gaz veya petrol aynı yoldan çıkartılıyor. Kullanılan yüksek basınç ve yaratılan çatlaklar adeta bir patlama etkisi gibi küçük sarsıntılar yaratıyor.
 
Bu prosese “hydraulic fracking” yani hidrolik kırma denilmesinin nedeni hakikaten su kullanılması, ki normal bir kuyu için yaklaşık 300 milyon litre su gerekiyor. “Fracking” esasen İngilizce “crack = kırma” ve “fracture = çatlak” kelimelerinden türetilmiş bir tanımlama. Bu amaçla kullanılan suyun akışkanlığını ayarlamak ve yüksek basınçlarda mukavemet elde etmek için kıvam arttırıcılar, mineral çözücüler, kaydırıcılar, korozyon önleyiciler, yapı sabitleyiciler hatta dezenfektanlar ilave ediliyor. Bunlar arasında kıvam artırıcı guar zamkı, sitrik asit, boksit, kuarz kumu, etilen glikol, sodyum karbonat gibi maddeler mevcut. 300 milyon litre suya bu ilavelerin toplamı 150.000 litre civarında. Yüksek su kullanımının mahsurlarından dolayı su yerine LPG kullanarak bütün bu işlemleri kuru olarak yapabilmek en son teknoloji olarak karşımıza çıkıyor.
Kırma işleminden kaynaklanan titreşim sorunu, kimyasallarla yüklenmiş yüksek miktarda su kullanımı ve kullanılan suyun işlem sonrasında geri çekilmesiyle oluşan yüzey kirlenmesi bu yönteme karşı olan tepkilerin ana kaynağı. Avrupa’da bir de bunlara ilaveten mülkiyet haklarından doğan savunmacılık da var tabii. Avrupa’da mülkiyet sadece toprak yüzeyi ile ilgili olduğundan, arazilerinin altında bulunan zenginlikten nemalanmayacağını düşünen toprak (yüzeyi) sahipleri ellerinden gelen engellemeyi, yukarıdaki mahsurları da dillendirerek yapmaktalar.
 
A.B.D. ise mülkiyet hem yeraltı hem yerüstünü ve hava sahasını da kapsadığı için durumlar tam tersine. Mülk sahipleri kendi arazileri altında bir şeyler bulunsun diye dua etmekteler. Bunu temin etmek için komedi filmlerine konu olacak çarelere başvurmaktalar. Bunlardan biri geçtiğimiz günlerde New York eyaletinde yaşandı: Economist dergisinin haberine göre New York eyaletinin güneyi, Pennsylvania eyaletinin kuzeyindeki Marcellus kayacı bölgesinde bulunan 14 köy New York eyaletinden ayrılıp, Pennsylvania eyaletine iltihak etmek istediler. Bu bölge Great Bend adı verilen bir kaya gazı havzası. New York eyaleti geçen Aralık ayında hidrolik kırma işlemlerini durdurdu. Böyle olunca da tam sınırdaki 14 köy başkaldırıda bulundular. İkinci talepleri ise daha ilginç: Eğer Pennsylvania’ya iltihak mümkün olmazsa New York eyaletinin ikiye bölünüp, kendilerinin New Amsterdam ismi verilecek yeni eyalette yer almaları.  İşte bu tutkulu yaklaşımlar sayesinde, son 6 yıl içinde bu ülkede kaya gazı üretimi 6’ya katlandı ve bu ülke günde 4 milyon varil kaya petrolü / sıkı petrol üretmeye başladı. Bu üretimle birlikte günlük toplam 11,6 milyon varil petrol artı gaz üretimiyle dünya birincisi oldu. Forbes’in bildirimine göre A.B.D.’yi Suudi Arabistan (11,5), Rusya (10,9), Çin (4,2), Kanada (4,1), Birleşik Arap Emirlikleri (3,6), İran (3,4), Irak (3,4), Kuveyt (2,9) ve Meksika (2,8) takip etmekteler. 
Ancak her baharın bir hazanı vardır, tabii… Bugünlerde kaya gazı bölgelerinin üzerinde kara bulutlar geziyor… 60 Dolarlık petrol fiyatları bu yeni kaynakların kazanç getirir şekilde işletilmesine imkan bırakmıyor. Gelinen noktada Amerika’nın tüm kaya gazı kaynakları yaklaşık 60 Dolarlık bir başabaş noktası yakalayabilmekteler. Yine de toplam kuyuların üçte ikisi 70 Dolar civarında bir petrol fiyatı ile ekonomik anlam kazanabilmektedir. Gün geçtikçe yeni yatırımlar erteleniyor, iptal ediliyor. Ünlü Halliburton şirketinin demeçlerine göre bu işle meşgul olan müşterileri sondaj harcamalarını yüzde 25-30 nispetinde azaltmış durumdalar. Sondaj ve sondaj ekipmanı şirketleri yaklaşık 18.000 kişinin işine son vermek zorunda kalmışlar.
 
Avrupa’da ise tüm güçlük ve engellere rağmen, Polonya, Romanya gibi ülkelerde şansını denemeye kalkan uluslararası şirketler yavaş yavaş mevzileri terk ediyorlar. Düşen petrol fiyatları bir yandan, tahmin edilen potansiyelin gerçekleşmemesi diğer yandan ve Avrupa Birliği mevzuatının yıldırıcı, bezdirici özellikleri öte yandan bu şirketleri kaçırıyor. 
 
Yine de konvansiyonel olmayan metotlar gelecek için en önemli garantiyi teşkil ediyorlar. Aksi halde tüm dünya Suudi Arabistan, Rusya, Venezuela, İran, Irak gibi petrol üreticisi ülkelerin keyfine kalmış olacaktı. Bunlar gibi konvansiyonel üretim yapan petrol ülkeleri ne yaparlarsa yapsınlar, gelişen teknoloji daha da geliştirilerek enteresan rekabetçi özellikler de yakalanabilmekte… Su yerine LPG kullanımı pek çok mahsuru ortadan kaldırdığı gibi, maliyeti de aşağıya çekme ihtimali sunmakta. Yapılan iyileştirmeler başlangıç yatırımını yüzde 30, tamir-bakım giderlerini yüzde 50, işçiliği yüzde 30 ve geliştirme süresini yüzde 50 aşağıya çekme potansiyeline sahip. Bütün bunlar göz önüne alındığında 60 dolarlık petrol fiyatlarıyla da başa çıkabilecek konvansiyonel olmayan üretimler söz konusu olabilecek. 
 
Sonsöz: Bazılarının keyfine kalmaktansa alternatifin olması iyidir, iyi…


Bu haber 1558 kez okunmuştur


Bu habere henüz yorum yazılmamış

İlk yorum yazan siz olun!








Köşe Yazarları