IMKB : 93.225 / 0,91 $ : 6,76 / 0,07 : 7,35 / -0,18 Altın : 358,71 / 0,11





Birileri "Bir şey"ler karıştırıyor
22 Haziran 2015 08:51


Selim Şiper
Hatırlıyor musunuz? Geçen sene bugünlerde Brent petrolün varil fiyatı 110 Dolar, Batı Teksas (WTI) 105 Dolar’dı… Geldiğimiz günde Brent 63, WTI 60 Dolar…

PAYLAŞ : Share/Bookmark

Hatırlıyor musunuz? Geçen sene bugünlerde Brent petrolün varil fiyatı 110 Dolar, Batı Teksas (WTI) 105 Dolar’dı… Geldiğimiz günde Brent 63, WTI 60 Dolar…

Mart ayında 44 – 47 Dolar seviyelerine gerileyen fiyatlar, bir ara 70 Doları zorlayıp, tekrar 65-70 Dolar bandına geri döndü ve galiba “tünelin ucunda ışık göründü.” Bu ışık, petrol fiyatının önümüzdeki bir-iki yıllık dönemde nerelerde olacağının görüntüsüdür. Tabii bugünkü düzeni sarsabilecek olağanüstülükler olmaz ise…

Devir, algı yaratma, algı yönetme devri. Eğer fikir önderleri, kamuoyu yaratıcıları; doğrudan basın yoluyla veya dolaylı fısıltı yöntemiyle, durup dururken icat çıkarırcasına bir konuyu işlemeye başlayıp habire mesajlar veriyorlarsa bilmeliyiz ki bir şeyler kurgulanıyor, bir şeylere zemin hazırlanıyor demektir.

Petrol fiyatının dibe vurduğu Mart ayından itibaren bazı mırıltılar başladı… Özellikle Amerikan kökenli basın organlarında… Genel olarak iddia edilen şuydu: Düşük petrol fiyatlarından beklenen ekonomik canlanma gerçekleşmemiş, Gayrı Safi Milli Hasıla (Gross Domestic Product GDP) çok da olumlu etkilenmemişti. 

Financial Times, Economist gibi genel saygı gören basın organları eşzamanlı olarak şu konulara değinmeye başladılar: Kişi başına ortalama (dolaylı ve doğrudan) petrol tüketimi 5-6 Türk’e eşit olan bir Amerikan vatandaşının petrol harcaması azaldığı için başka alanlara harcama kaydıracağı, başka ürünlerin tüketiminin artacağı beklenirken, durum tam da böyle gerçekleşmemiştir.

Gayrı Safi Milli Hasıla’nın dört boyutu vardır: Devlet harcamaları, net ihracat, tüketici harcamaları ve yatırımlar. Amerika’da, düşen petrol fiyatları özellikle son üç faktörde kendini belli etmiştir. Net ihracat (yani ihracat eksi ithalat) doğal olarak olumlu etkilenmiştir. Amerika Birleşik Devletleri’nde ham petrol ihracatı yasak olduğundan, ihracatta bir kayıp söz konusu olmamış; ancak günlük 9 milyon varillik ithalatın faturası azalmıştır. Başka bir deyişle 60 Dolarlık petrol fiyatları, Amerika’nın günlük olarak yaklaşık 500 milyon Dolar daha az ithalat yapması demektir ki bu da bir yılda 200 milyar Dolar eder…

Bu olumlu gelişmeye karşılık, maliyeti bu fiyatları kurtarmayan üreticiler ki büyük çoğunluğu shale oil üreticisidir, üretimi azaltmışlar ve ürettikleri petrolü daha düşük fiyatlara satabilmişlerdir. Bahsi geçen odaklar bu üretim azalmasının sonuç olarak daha az vergi üretebileceğini ve bu kaybın da ithalat tasarrufuna karşı bir etki olacağını abartarak telaffuz etmeye başlamışlardır.

Bu algı yaratıcıları esas başka bir şeyin altını çiziyorlar: Tüketici harcamalarında artış olmamıştır. Geçmiş dönemde A.B.D’de maaş ve ücret artışları mütevazı mertebelerde gerçekleşmiştir. Bunun bir sonucu olarak da tüketici harcamalarında temkinli olma yönünde tercih göstermiştir. Ancak bu durumun tam ispatı mümkün olmadığından, bu harcama çekingenliği bahse konu odaklar tarafından, “düşük petrol fiyatına rağmen tüketici harcama yapmıyor işte” şeklinde gösterilmeye gayret edilmiştir. 

Koro halinde kayıplar dillendirilmeye başlandı

Esas vuruş noktası ise Gayrı Safi Milli Hasıla’nın dördüncü bacağı olarak seçilmişti: Yatırımlar. 2010 yılından 2014’e kadarki 3 yıl içinde petrol sondaj ve üretim konularına yapılan yatırımlar tam ikiye katlanmış ve on binlerce kişiye istihdam yaratılmıştır. Petrol fiyatlarının düşmeye başladığı Ekim 2014’ten Mart 2015’e kadar ise bu yatırımlar yüzde 60 aşağıya çekilmiş ve binlerce kişi işinden olmuştur. Yatırım azalması ve istihdam kaybı olumsuz algı ve kötümser beklenti yaratmanın bulunmaz malzemesi niteliğinde olduğundan; destekçi herkes, her kuruluş koro halinde bu kayıpları dillendirmeye başlamışlardır.

İşte bütün bu nedenlerle şu soru haklı gösterilmeye çalışılmıştır: Düşük petrol fiyatları o kadar da iyi bir şey mi?.. Bu soru telaffuz edildiğinde bile bilmek lazımdır ki; birileri 40-50 Dolarlık petrolden memnun değil…

Nitekim bu yayınlar sonrasında Nisan ayından bu yana 70 Dolara doğru tırmanış gözlemlenmiştir…

Derken Mayıs ayı ortalarından itibaren yeni bir algı yaratım fazına geçildi: Petrol fiyatları 60-70 Dolar aralığını bulunca Amerikan shale oil (kaya petrolü) üreticileri tekrar üretime başlamışlardı. Büyük üreticilerin bazıları, bu fiyatların devamı halinde üretimlerini katlayacaklarını ve planlanan yatırımlarını gerçekleştirmeye artırarak devam edeceklerini resmi olarak açıklama yoluna gitmişlerdi. Aynı zamanda özellikle Rusya ve Brezilya istihsallerini yükseltmişler ve fiyatlar üzerinde bir üst limit teşkil etmişlerdi. Pek çok aracı kuruluş ve traderler Amerikan shale oil üreticilerinin esnekliğini ve ticari gerçeklere göre oyunu oynama kabiliyetlerini övmeye başlamışlar ve bu üreticilerin hiçbir zaman tam devre dışı kalmamalarını sağlayacak fiyat seviyelerinin tutturulmasının önemini vurgulamışlardı. 

Sondaj çalışmaları 1600’lerden 650’lere geriledi

Bu tür olumlu söylemler çok sayıdaki shale oil üreticisini cesaretlendirmiş ve yavaş yavaş üretime ve yatırıma yönlenmelerini sağlamıştır. Yani verilen gaz, etkisini yaratmıştır. Amerika’daki sondaj faaliyetlerini izleyen kuruluşlara göre, petrol fiyatları 100-120 Dolar aralığında seyrederken haftada 1500-1600 sondaj yapılmaktaydı. 2014’ün Ekim ayından bu yana her hafta bu sayı azalarak geldi ve 650’lere geriledi. Azalma eğilimine bakıldığında ise durumun son bir ayda düzeldiği ve azalmanın duraksadığı rapor edilmekte. Amerikan shale oil üreticilerinin üretime devam etmeleri petrol fiyatlarındaki sigorta niteliğinde görüldüğünden 70 Dolar seviyesi aşılamamıştır.

ABD’nin ham petrol üretimi 2011’den beri artıyor

Amerikan kaya petrolü üreticilerinin bu denli etkili olmaları sorgulanabilir, tenkit edilebilir. ABD’nin ham petrol üretimi 2011 yılından itibaren her yıl günlük 1 milyon varil artarak 10 milyon varil/gün’e dayanmıştır. Bu artış her ne kadar küresel petrol arzının sadece yüzde 5’ini oluştursa da sonuç olarak Suudi Arabistan başta olmak üzere vanaları açtırmış ve arz yarışı başlatmıştır. OPEC’in üretimi adeta serbest bırakmış olması eski hükümranlığını devam ettirmek içindir. 

Amerikan kaya petrolü üreticileri dünya petrol üretiminin yeni “joker”i, yeni “libero”su olmaya adaydır. 40 Dolarlara doğru düşen petrol fiyatları gerçeğinde tam frene asılmışken, fiyatlar biraz yaşatır seviyeye döndüğünde gösterecekleri reaksiyonun yani üretime yeniden başlamanın hızı bundan sonrası için önemli bir gösterge olacaktır. Bu yolda çok büyük avantajları var tabii; ancak bu konu başlı başına başka bir yazı teması. Bugüne kadar liberoluk görevini Suudi Arabistan yapmakta idi. Gerektiğinde devreye girip çıkacak ilave kapasitelere ulaşmak için milyarlarca dolar harcadı. Şu anda bu yatırımın akıbeti meçhule binmiş durumdadır.

Uluslararası Enerji Ajansı ise Amerikan shale oil üreticilerinin bu ay üretimlerini günde 80 bin varil kadar azaltacaklarını, öte yandan OPEC üyesi olan ve bilhassa da olmayan ülkelerin üretimlerinin artacağını tahminleri içine almıştır.  Dünyanın en çok petrol tüketicisi olan ülkelerinin “gözlem kulesi” fonksiyonunda olan bu kuruluş bu tür bir tahmin yapmakla; üreticilere bir ayar veriyor, bir sınır belirliyor. 

Kağıt üstü ve spekülatif yaklaşımlar

Dünyanın günlük petrol ihtiyacı 90 milyon varil mertebesinde ama fiyatlara baskı oluşturan, yön ve ayar veren Amerikan kaya petrolü miktarı veya Suudi Arabistan’ın ilave kapasitesi. Toplasak günde 5 ila 6 milyon varil… Geldiğimiz günde hiçbir emtianın fiyatı arz-taleple oluşmuyor ki. Masabaşı – kağıt üstü, spekülatif yaklaşımlar çok daha önemli. Dolayısıyla bu kadarcık bir üretim farklılığı petrol fiyatlarını bu denli etkilemeye muktedir midir dememek lazım; çünkü bu bir gerçeklik artık. 

Bundan sonra 40 Dolarları tekrar görür müyüz? Zor, çünkü mutlu olmayan çok… O seviyelerde kaya petrolü oyuncağı devre dışı kalıyor. Şu anda üfürülen hava gösteriyor ki; 60-70 Dolarlık fiyatlar pek çok kesimi tatmin ediyor ve “yeni normal” haline dönüşmeye aday. Tünelin ucundaki ışık 60-70 Dolardır. Birileri mutludur.

Sonsöz: Hiçbir şey birbirinden bağımsız ve tesadüfi değildir. Yeter ki fısıltıyı duymaya bak…



Bu haber 1793 kez okunmuştur


Bu habere henüz yorum yazılmamış

İlk yorum yazan siz olun!








Köşe Yazarları