IMKB : 1.061 / 2,61 $ : 7,21 / -0,48 : 8,49 / -1,24 Altın : 477,16 / -0,66





'Küçük Adam'ın zaferi
06 Temmuz 2015 09:13


Selim Şiper
Üç-beş büyük şirket, birkaç devlet şirketi; arama ve üretim hakları alınmış, ücra yerlerde muazzam büyüklükte araziler, deniz alanları… Yetmez, başka sektörlere (iyi veya kötü) örnek teşkil eden kurumsal davranışlar, bürokratik kurallar, teknik standartlar… Yetmez, bir araya gelip, kendi yaptıkları bütçelere göre fiyatı belirleyen bir grup bakan, bir kartel… İşte petrol denilen siyah altının, olmazsa olmaz enerji kaynağının daha birkaç ay öncesine kadarki fotoğrafı…

PAYLAŞ : Share/Bookmark

Üç-beş büyük şirket, birkaç devlet şirketi; arama ve üretim hakları alınmış, ücra yerlerde muazzam büyüklükte araziler, deniz alanları… Yetmez, başka sektörlere (iyi veya kötü) örnek teşkil eden kurumsal davranışlar, bürokratik kurallar, teknik standartlar… Yetmez, bir araya gelip, kendi yaptıkları bütçelere göre fiyatı belirleyen bir grup bakan, bir kartel… İşte petrol denilen siyah altının, olmazsa olmaz enerji kaynağının daha birkaç ay öncesine kadarki fotoğrafı…

Geçen sene bugünlerde hepimize normal gelen bu resmin bazı “pikselleri” esasen anormal hatta suç teşkil edecek niteliktedir… OPEC (Organisation of Petroleum Exporting Countries = Petrol İhraç Eden Ülkeler Teşkilatı) açık seçik bir fiyat kartelidir. Bu teşkilatın merkezi her ne hikmetse petrol üretimiyle alakası olmayan Viyana şehrindedir ve üye ülkelerin petrol bakanları belirli aralıklarla bir araya gelip, kimin ne kadar üretim yapacağına, petrolün hangi fiyata satılacağına karar verirler. Aldıkları kararları OPEC üyesi olmayan Norveç, Rusya gibi üreticilere de empoze eder, beraberce hareket ederler. Bu faaliyetlerin her bir adımı dünyanın hangi ülkesinde olursanız olun, rekabet kanunlarına birinci derecede muhalefet teşkil eder, en yüksek cezaların duçarıdır. Ama söz konusu petrol olunca, OPEC resmi şekilde bir “kartel” olmakla gurur duyar.

Bütün bu yukarıdaki ifadeleri artık “di-li geçmiş zaman” ile kullanmamız gerekecek; çünkü galiba OPEC kontrolü elinden kaçırdı veya amiyane tabir ile “karizması çizildi”. Şimdi sahnede petrol piyasasının yeni “jokeri”, yeni “liberosu” var: Kaya petrolü üreticileri… 

Kaya petrolü üreticileri enerji sektörünün “Silikon Vadisi” şirketleri gibi

Geçen yılın son bölümünde Suudi Arabistan başkanlığında bu nevzuhur üreticilere bir savaş açıldı: Petrol arzı neredeyse sınırsız arttırılıp, fiyatlar neredeyse yarı yarıya geri çekildi. Bu agresif yaklaşımdan murad edilen, düşük fiyatların yeni teknolojiyle (hidrolik kırma – hydraulic fracking) üretilen petrolün masrafını kurtarmayacağı ve dolayısıyla bu tarz üretimin sekteye uğrayacağı ve yatırımların kesileceğiydi. Oysa ki özellikle ABD’deki kaya petrolü üreticileri tahminlerin ötesinde dayanıklı çıktılar ve OPEC bakanlarına beklemedikleri bir mağlubiyet tattırdılar. Artık OPEC üyeleri bugüne kadar alışık olmadıkları bir rakiple karşı karşıya kaldıklarının farkındalar ve henüz ne yapabileceklerini kestiremiyorlar, çünkü karşılarında kendileri gibi bir muhatap yok… Bir sürü serbest, hür, ticari amaçla hareket eden üretici var…

Amerikalı kaya petrolü üreticileri enerji sektörünün “Silikon Vadisi” şirketleri gibi. Karşılarındaki çoğunluğu devlet sahipliğindeki muazzam büyüklükteki dev şirketlere nazaran çok daha küçük, esnek, mütevazı, risk alabilen, piyasaya kolayca uyum sağlayabilen, kural dayatmak yerine, minimum kuralla çalışabilen, çabuk karar alabilen, bürokrasi ve şekle fazla önem atfetmeyen, hiyerarşisi az şirketler. OPEC rüzgarından beslenen klasik, konvansiyonel şirketler artan sofistikasyonları ve paydaş beklentileriyle maliyet arttırırken; bu yeni nesil şirketler, etkinlik artışına ve maliyet tasarrufuna daha yatkınlar. Hoş, durumlar böyle gittiği takdirde klasik şirketlerin kendi yarattıkları israfa varan bu masrafları nasıl devam ettirebilecekleri de soru işareti haline dönüşmekte. 

Özel şirketler sondaj ve üretim çalışmalarına dönmekteler

ABD’deki ham petrol üretiminin yaklaşık dörtte üçü 75-80 şirket tarafından gerçekleştiriliyor. Dünyanın ilk 20 petrol üreticisine baktığımızda bundan daha fragmente, bölünmüş bir piyasa yok. Bu şirketlerin hiçbiri de devletle bağlantılı değil; çoğunluğu halka açık, tamamen özel şirketler. Diğer ülkelerden örnek vermek gerekirse dörtte üç üretim Brezilya’da bir, Çin’de üç, Rusya’da dört şirket tarafından yapılmakta. Suudi Arabistan, İran, Kuveyt ve Meksika’da zaten tüm üretimi gerçekleştiren tek bir devlet şirketi var. 

Evet, Mart ayında petrol fiyatı 40 dolarlarda seyrettiğinde Amerikan kaya petrolü üreticileri de sarsıldı. Akabinde 60-70 dolar bandına yükselince tekrar ve büyük bir hızla üretime başladılar ve fiyatlar o günden beri bu aralıkta seyretmekte. Wall Street Journal gazetesi OPEC’e atfedilen bir rapordan kaynaklı bir iddiada bulundu: Buna göre OPEC bile 2025’e kadar petrol fiyatlarının 76 doların üzerine çıkmayacağına ilişkin senaryolara yüksek ihtimal vermekteydi. Bu doğru ise OPEC bile kaya petrolü üreticilerinin yeni “normal”in tempo vericisi olduğunu kabullenmiş demektir. 

Yeni “normal”in kabul edildiğini başka bir sinyalden daha anlamak mümkün: Devlet bağlantısı olmayan büyük özel şirketler tekrardan sondaj ve üretim çalışmalarına yavaş yavaş geri dönmekteler. Bu şirketlerin düşen petrol fiyatlarına ilk reaksiyonları yatırımları sıfıra indirip, mevcut işlerde istihdam azaltması olmuştu.

Kaya petrolü üreticilerinin, OPEC üyeleri ve eski düzenin unsurları tarafından beklenilmediği, öngörülemediği kadar dayanıklı ve etkili çıkmalarının başka bir nedeni de, serbest piyasa ve finans piyasaları kurallarını iyi bilmeleri; o oyunların kurallarını iyi hazmetmiş olmalarıdır. Bu şirketlerin çoğunluğu Amerikan finans piyasalarının imkânlarını kullanarak risklerini azaltmayı, “hedge” etmeyi becerebiliyorlar. Öyle ya, onlar OPEC gibi “oyunun kuralını ben koyar, şartları ben belirlerim. Kendi kararlarıma karşı neyi “hedge” edeceğim ki” rüyasını yaşayamazlar ki. Pek çok kaya petrolü üreticisi, kendilerini “hedge” etmiş oldukları için, fiyatın düştüğü seviye ile “hedge” ettikleri seviyenin arasındaki farkı finans kurumlarından aldılar, dolayısıyla düşen petrol fiyatları hazırlıksız yakalanan örneğin bir Venezuela kadar, bir Nijerya kadar onları olumsuz etkilemedi. 

ABD’nin ham petrol ithalatı Çin’in gerisine düştü

Yeni nesil üreticilerin başka bir avantajları da halen daha proseslerini optimize etme çabasında olmaları, üretim şekillerini daha etkin kılmaya çalışmaları. Eskiden ortalama 35-40 günde tek bir kuyu açabilirlerken, şimdilerde daha az ekipman kullanarak 15-20 günde petrole erişebiliyorlar. Economist dergisi, Goldman Sachs’ın bir raporuna istinaden Teksas’daki Eagle havzasında üç sene önce yeni açılan bir kaya petrolü kuyusundan günde en fazla 2000 varil ham petrol kazanılırken, gelişen yöntemler sayesinde artık yeni bir kuyudan 5000 varil üretim alındığını habere konu etti.   Son bir yıl içinde geliştirilen teknolojiler sayesinde kaya petrolü çıkarımında yatırıma harcanan her 1 dolar karşılığında istihsal edilen petrol yüzde 60 mertebesinde artış gösterdi, yani maliyet aşağıya çekilmiş oldu. Bu yıl yaratılan petrol kapasitesinin başa baş noktası 50-60 dolar mertebesinde tahmin edilmekte. Bu rakamların söylediği ise 60-70 dolar arasındaki bir petrol fiyatının kaya petrolü üreticilerinin yüzlerini güldüreceğidir.  

Dünya üzerinde kaya petrolü üretimi arttıkça, petrol fiyatları bu mertebelerde konsolide olacak, OPEC’in tahakkümü yıkılmış olacaktır. Amerikan hükümetine bağlı Amerikan Enerji Enformasyon İdaresi, 2020 yılı için ABD ham petrol üretimi tahminlerini günde 7,5 milyon varilden, 10,6 milyon varile çıkarmış, yani günlük 3,1 milyon varil arttırmıştır ve bütün bu artış kaya petrolünden beklenmektedir.  Günlük 3,1 milyon varil ilave demek Amerikan üretimine tam bir Irak üretim miktarı katmak demektir. Amerikan yerli üretimine bir Irak katılma eğilimi baş gösterince, ABD’nin aylık ham petrol ithalatı tarihte ilk kez Çin’in gerisine düştü. Bu durum “yeni normal”in hanesine yazılacak bir özelliktir ve tabii, dengeleri değiştirecektir. 

Kaya petrolü üreticileri, büyük klasik petrol şirketlerinin yaptıkları hatayı tekrarlamadılar. Tarihi sebeplerden dolayı ve biraz da “ben daha iyi bilirim”cilikten, klasik petrol şirketlerinin her birinin kendine has standartları ve ekipmanları vardır. Dolayısıyla bütün bunlar tek şirkete özgüdür; becayişi, paylaşımı mümkün olamaz. Oysa kaya petrolü şirketleri baştan beri tüm sektör genelinde genelgeçer ekipmanları kullanmışlar, aynı standartları uygulamışlardır. Tabii şimdi de bunun yarattığı esneklik ve etkinliğin sefasını sürüyorlar. 

Kaya petrolü şirketleri şu ana kadar aynen Silikon Vadisi şirketleri gibi az yatırımla çok iş başarmışlar ve beklenmedik bir başarıya imza atmışlardır. Petrol şansı bahşedilmemiş tüm ülkeler onlara ne kadar şükran duysalar azdır, çünkü kaya petrolü üreticileri onları OPEC sultasından kurtarabileceklerdir. Özel sektör ve serbest piyasa rejimi (hiçbir serbest piyasa başıboş piyasa demek değildir) devlet dayatmasındaki sektöre bir ders vermiştir ve geleceği belirlemiştir. 

Sonsöz: Başarı ancak çağa uyabilenlerin, bilgiyle donanmışların, sürekli öğrenenlerin, pozitif ve rasyonel düşünebilenlerin kendini sorgulayabilenlerin; ağababasına sırtını yaslamadan, kendi iki ayağı üzerinde durabilenlerindir. 



Bu haber 2163 kez okunmuştur


Bu habere henüz yorum yazılmamış

İlk yorum yazan siz olun!








Köşe Yazarları