IMKB : 93.225 / 0,91 $ : 6,76 / 0,07 : 7,35 / -0,18 Altın : 358,71 / 0,11





Hepimiz için enerji; bölgesel yenilenebilir enerji üretimleri…
22 Ağustos 2016 09:46


Bülent Şen
Dünyada şu an tüketilen enerji kaynaklarına genel olarak bakıldığında bunların çoğunlukla geçmiş nesillerden bize miras bırakılan fosil yakıtlar olduğu ve hoyratça kullanıldıkları için tükenmeye doğru hızlıca gittiklerini düşünürsek, bizim de gelecek nesillere aklımızı ve teknolojimizi kullanarak yenilenebilir enerji kaynaklarını sürdürülebilir şekilde bırakmak zorunda olduğumuz kaçınılmaz bir gerçektir.

PAYLAŞ : Share/Bookmark
Enerji kaynakları, özellikle 1900’lü yılların başından itibaren petrol ve gaz kaynaklarına sahip olmak ve yönetmek amaçlı, başta Avrupa Devletlerinin sömürge mantığıyla dünyanın enerji kaynaklarının tümüne sahip olmak için, enerji haritaların kendi amaç ve lehlerine uygun değiştirildiği ve fosil tabanlı enerji kaynaklara sahip olmak için her yolun denendiği inanılmaz materyal.
 
Dünyada şu an tüketilen enerji kaynaklarına genel olarak bakıldığında ise bunların çoğunlukla geçmiş nesillerden bize miras bırakılan fosil yakıtlar olduğu ve hoyratça kullanıldıkları için tükenmeye doğru hızlıca gittiklerini düşünürsek, bizim de gelecek nesillere aklımızı ve teknolojimizi kullanarak yenilenebilir enerji kaynaklarını sürdürülebilir şekilde bırakmak zorunda olduğumuz kaçınılmaz bir gerçektir.
 
Şehir nüfusunun tarihsel gelişimine, şehirlerin çevreye emisyon etkisine ve şehirlerin yönetilmesi için data yönetimine tarihsel göz atalım;
 
 
Dünya nüfusunun tarihsel gelişimine bakıldığında, 1950 yılında yaklaşık 3 milyar insan yaşıyordu ve bu insanların yüzde 70’e yakını köylerde yaşıyordu.  (Bunun 1 milyarı şehirlerde, 2 milyarı Köylerde), 2005 yılında ise şehir nüfusu ve köy nüfusu eşitlenmiştir. 2050 yılında ise nüfusun yüzde 70’i şehirlerde yaşayacak. (7 milyar kişi şehirlerde, 3 milyar kişi ise köylerde toplam 10 milyar kişi dünyada yaşayacaktır) (Grafik1)
 
İnsanların geçim kaygıları ve yaşam standartlarını yükseltmek için büyük şehirlere göç etmesi ile birlikte büyük şehirlerin kamu güvenliği, enerji, çöp, trafik ve ulaşım sıkıntılarından dolayı şehirlerde çevresel problemler hızla artacak ve enerji, ısı üretimi, sanayi ve ulaşımın etkisinden dolayı karbon salınımı hızla artacak ve dünyamız çevresel kirlenmeye doğru hızla gidecektir. 
 
Enerji ve türevlerinin çevreye etkisi yüzde 70’lik maksimum orana ulaşacaktır. IEA’nin, enerji ve hava kirliliği hakkındaki özel raporunda, bu kirletici maddelerin salınımının çoğunlukla kontrol dışı veya verimsiz enerji üretimi ve kullanımından kaynaklandığı belirtiyor. Önlem alınmazsa dış hava kirliliğinden kaynaklanan erken ölümler 2040 yılında 4,5 milyona ulaşacaktır.(Grafik 2)
 
Peki, Şehirlerin kalabalıklaşması ile birlikte bu şehirlerin yönetimi nasıl olacak?
 
Teknolojik yönetimler ile uzaktan yönetilen akıllı şebekeler ile birlikte enerji ve türevlerinin yönetimi için verilerin toplandığı sistemlerindeki datalarının tarihsel gelişimine bakarsak; akıllı şehirlerin yönetimi için data kapasitesi 2005’de 0,2 petabytes civarında iken bu 2015’den sonra 8 milyon petabytes civarında olacaktır. (1 petabytes=1,024 terabytes) (Grafik 3)
 
2016 YILINDA ŞEHİRLERİN DURUMU
 
Dünyanın yüzölçümünün  %2’sini şehirlerin yüzölçümü oluşturuyor.
 
%2’lik şehir yüzölçümünde dünya nüfusunun %60’ı yaşıyor
%2’lik şehir yüzölçümünde dünyada üretilen enerjinin %75’i tüketiliyor.
%2’lik şehir yüzölçümünde dünyadaki karbon salınımı %80’i yapılıyor.
 
Şehirler dünya toplam yüzölçümünün %2’sinde ama bu yüzölçümünde dünya nüfusunun %60’ı yaşıyor ve toplam üretilen enerjinin %75’ini tüketiyor. Ne kadar kaotik bir durum değil mi?
 
Geçen yazımda akıllı şehirlerin önemini anlatmaya çalıştım. Bu yazımda ise tamamıyla yenilenebilir enerji kaynakları ile yönetilen bölgesel şehirlere örnek vermeye çalışacağım. Fransa’da bölgesel tamamen yenilenebilir enerji kaynakları ile beslenen 3500 MW’lık merkezi soğutma-ısıtma ve enerji ihtiyacını karşılayan üretim tesisleri bulunmaktadır.
Bu üretim tesisleri, 8 farklı şehirde kurulmuş ve 480 kilometrelik işletme hattı ile 17 şehir ve Paris’in belli bir kısmının tüm enerji-ısıtma-soğutma ihtiyacı karşılamaktadır. Sadece ilgili bölgenin yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanarak ve işletme ağ bağlantılarına dışardan hiçbir fosil tabanlı enerji kaynağının girişine izin verilmeyerek bölgesel ısınma-soğutma ve enerji ihtiyaçları karşılanmaktadır.
 
3 BİN 500 MW’LIK BÖLGESEL ENERJİYİ SAĞLAYAN HANGİ YENİLENEBİLİR KAYNAKLAR?
 
Smart&Micro-grids dediğimiz, enerji-ısıtma-soğutma ihtiyacını karşılamak için rüzgar, güneş, jeotermal, akarsular, toprak ısını kullanmak için ısı pompaları, biyokütle, dalga, hidrojen gibi hepsi yenilenebilir enerji kaynakları…
 
BU KAYNAKLARIN ÜRETİMİ VE TÜKETİMİ KONTROLÜ NASIL YAPILIYOR?
 
Merkezi kontrol sistemi ile verimliliği artırma, izolasyonla ile optimize etmek ve en optimum şeklinde kullanmak. Enerji izleme sistemleri ile kullanıcılar anlık tüketimlerini görebilmekte ve tüketimlerini enerjinin ucuz olduğu dönemlerde kullanarak tasarruf yapabilmektedir. 
Avrupa da artan yaşlı nüfusun yaşam kalitesini artırmak amacıyla yaşam alanlarındaki cihazlardaki sensör ve algılayıcılar ile veriler merkezi kontrol ile izlenmekte ve uzaktan erişim ile yaşlı insanların kaldıkları meskenin oda sıcaklığı, oda soğukluğu, oda ışık düzeni uzaktan kontrol sistemleri ile ayarlanabilmektedir.
Şehirlerin parkları, ortak kamu alanları, müzeler gibi kullanım alanlarında enerji tasarrufu için uzaktan erişim ile elektrik sistemleri ayarlanabilmektedir.(Sadece bu şekilde şehir aydınlatmasında bir önceki döneme göre yüzde 39 tüketim düşüş yaşanmıştır) Ayrıca bu Bölgesel şehirlerde Bina yönetimleri ile enerji performansı kontratı yapılarak Binaların enerji performansı yükseltilmektedir. Binaların yapımında Güneşin açısı ve uygun olan binaların ve fabrikaların  yüzey ve çatılarına güneş panelleri kurulmaktadır.
 
 
 
2030 YILINDA IEA’YA GÖRE ENERJİ ÜRETİMİ
 
IEA’ya göre 2030 yılında şehirlerin enerji kaynakları kullanım durumuna bakıldığında; yüzde 36’lık kısım micro-grids dediğimiz Bölgesel Şehirler tamamıyla yenilenebilir enerji kaynakları ile beslenen şehirlere ait işletim ağ hattı ile enerji ihtiyaçlarını karşılayabilen şehirler. Bölgesel şehirlerde hiç bir şekilde fosil yakıt tüketimi olmayacaktır ve işletim ağına giriş yapılmayacaktır.
Yüzde 20’lik kısım ise Bireysel tüketiciler. Bunlar bölgesel şehirlere nazaran düşük tüketimli ve merkezi olmayan kullanıcılardır. Bu tüketim noktaları da tamamıyla yenilenebilir enerji kaynakları ile bireysel olarak kendi enerji ihtiyaçlarını  karşılayabileceklerdir. Bireysel tüketici olarak çatılarda güneş panelleri, rüzgar tribünü, hava-ısı pompaları gibi daha düşük güç ve maliyetli yenilenebilir enerji kaynakları kullanılacaktır. Bireysel tüketiciler de hiç bir şekilde Fosil yakıt tüketimi olmayacak ve bunlarda iletim hattında hiçbir şekilde faydalanmayacaktır.
Tabloya genel olarak bakıldığında yüzde 56’lık oran ile 2030 yılına kadar yenilenebilir enerji kaynakları kullanımına hızlıca geçiş olacaktır. Geçmişten günümüze kadar gelen fosil yakıtların tüketimi ise yüzde 50’nin altına inmesi düşünülmektedir.
Yüzde 44’lik kısım ise şu anki üretim sistemi ile fosil yakıt tabanlı enerji kaynakları kullanımı ile enerji ihtiyaçlarını karşılayabilecektir.
Önümüzdeki yazımda ise Türkiye’de yenilenebilir enerji kaynaklarının tarihsel gelişimi, kaynak çeşitliliği ve kaynakların dağılımı hakkında bilgiler vermeye çalışacağım.
 


Bu haber 1883 kez okunmuştur


Toplam 4 yorum
Bilgilendirici bir yazı olmuş, ellerinize sağlık
Yunus Kesgin / 06 Eylül 2016 15:44:31
Tebrikler. Çok faydalı. Tecrübelerinizden her zaman faydalanmak isteriz.
ALAETTİN YAZICIOĞLU / 26 Ağustos 2016 18:04:25
sayın abicim cok güzel ve faydalı bir yazı olmuş kalemine ve yüreğine sağlık saygılarımla
ercan eris / 23 Ağustos 2016 13:24:44
basarili olmus
Taha Sen / 22 Ağustos 2016 13:45:51








Köşe Yazarları