IMKB : 89.085 / -0,62 $ : 6,69 / 1,32 : 7,31 / 0,93 Altın : 342,00 / -0,26





Düşen enerji yatırımları ve trend değişimleri
29 Eylül 2016 09:34


Emin Danış
emin.danis@gerpartners.com
2014 yılının Haziran ayından itibaren petrol fiyatları hızlı bir düşüş sürecine girerken yaşanan düşüşün geçici olmadığının anlaşılması ve fiyatların 30 doların altını görmesi başta yüksek maliyetli ve büyük ölçekli offshore projeler olmak üzere dünya üzerindeki yeni arama ve üretim yatırımlarının ertelenmesine ya da iptal edilmesine neden oldu.

PAYLAŞ : Share/Bookmark

2014 yılının Haziran ayından itibaren petrol fiyatları hızlı bir düşüş sürecine girerken yaşanan düşüşün geçici olmadığının anlaşılması ve fiyatların 30 doların altını görmesi başta yüksek maliyetli ve büyük ölçekli offshore projeler olmak üzere dünya üzerindeki yeni arama ve üretim yatırımlarının ertelenmesine ya da iptal edilmesine neden oldu. 

Doğal gaz fiyatlarının da petrol fiyatlarındaki düşüşü takip etmesi ve LNG arzında yaşanan hızlı artış başta Doğu Afrika ve Avrasya bölgeleri olmak üzere yeni LNG terminal ve arama-üretim yatırımlarının da azalmasını sağladı.  

Bu iki emtianın fiyatındaki düşüş ve iklim değişikliği ile mücadele nedeniyle başta ABD ile Avrupa ülkeleri olmak üzere gelişmiş ülkeler ve Çin’in kömürden elektrik üretimine sınırlama getirmesi, benzer şekilde kömür fiyatlarını da düşürdü ve bu durum kömür yatırımlarının artış hızının düşürdü.

Son 2 yıllık sürede fosil yakıtlara dayalı enerji yatırımlarında düşüş gözlenirken, başta güneş ve rüzgar olmak üzere yenilenebilir enerji yatırımlarında ise çok büyük bir artış olduğu görülüyor. 

KÜRESEL ENERJİ YATIRIMLARI 2015’DE 1.8 TRİLYON DOLARA GERİLEDİ

Geçtiğimiz günlerde Uluslararası Enerji Ajansı(IEA) tarafından ilki yayınlanan “Dünya Enerji Yatırımları 2016 (WEI 2016)” raporuna göre, 2015 yılında dünya üzerinde gerçekleştirilen enerji yatırımlarının toplam miktarı bir önceki yıla göre yüzde 8 azalarak 1.8 trilyon dolara geriledi.(Grafik 1) 2014 yılında ise bu rakam 2 trilyon dolar olarak gerçekleşmişti.

2015 yılında yatırımlarda görülen düşüşün en önemli nedeni ise petrol ve gaz arama-üretim harcamalarındaki büyük düşüş.

PETROL VE GAZ ARAMA-ÜRETİM HARCAMALARI 583 MİLYAR DOLARA DÜŞTÜ

Petrol ve gaz fiyatlarındaki düşüş ile fiyatların geleceğine yönelik endişeler 2015 yılında gerçekleşen toplam arama-üretim yatırımlarının yüzde 25’lik düşüşle 583 milyar dolara gerilemesine neden oldu (Grafik 3). 2014 yılında ise yatırım miktarı 777 milyar dolar olmuştu. Düşüşe rağmen petrol arama ve üretim harcamalarının enerji yatırımları içindeki payı yüzde 46 oldu ve liderliğini korudu(Grafik 2).

2016 yılında da düşüşün devam ederek yılın tamamını yaklaşık yüzde 24’lük azalışla kapatacağı ve yatırımların 443 milyar dolara gerileyeceği tahmin ediliyor. 2017 yılı için beklentiler düşüşün süreceği ve toplam arama-üretim yatırım miktarının 400 milyar doların altına ineceği yönünde.

RUSYA VE ORTADOĞU ARAMA-ÜRETİM YATIRIMLARINDA DÜŞÜŞE RAĞMEN ÖNDE

Dünya genelinde petrol arama-üretim yatırımları düşerken Rusya ve Orta Doğu’da ise yatırımların dünyanın geri kalan bölgelerine kıyasla daha güçlü seyrettiği görülüyor. Özellikle Orta Doğu coğrafyasında 10 dolar/varil seviyesinin altında olan arama üretim maliyetleri düşük petrol fiyatlarının yeni yatırımlar üzerindeki etkilerini sınırladı. Bu ülkelerin önümüzdeki yıllarda üretim seviyelerini korumak istemeleri de yatırımları destekleyen başka bir unsur oldu. Orta Doğu ülkeleri dünya petrol üretiminin 3’te 1’den fazlasını karşılamasına rağmen küresel arama-üretim yatırımlarındaki payı sadece yüzde 12 oldu. Bunun en önemli nedeni ise bölgedeki düşük saha geliştirme maliyetlerinin sağladığı avantaj ve şirketlerle yaptıkları kontrat revizyonları.

2014 ortasında 233 puan olan IHS arama-üretim sermaye maliyetleri endeksinin 2016’nın ilk çeyreğinde 168 puana gerilemesi ulusal şirketlerin servis sağlayıcı şirketlere karşı pazarlık gücünü arttırıyor. 

Rusya’da ise ruble bazında artan yatırımların etkisiyle Sovyetler sonrası dönemdeki en yüksek üretim seviyelerine ulaşıldı.

Arama üretim yatırımlarının şirketlere göre dağılımına bakıldığında Ulusal Petrol Şirketlerinin(NOC’s) 2007 yılında toplam yatırımlar içinde yüzde 36 olan payının tüm zamanların en yüksek payı olan yüzde 44’e yükseldiği görülüyor(Grafik 4). Ulusal şirketlerin özellikle Orta Doğu’daki düşük saha geliştirme maliyetleri ve hükümet desteklerinin, ulusal şirketlerin yatırımlardaki payını düşük fiyatlara rağmen arttırmasının en önemli nedenleri olduğu görülüyor. 2015 yılında Ulusal Petrol Şirketlerinin toplam arama-üretim yatırım harcamaları 195 milyar dolar oldu, bir önceki yıl ise bu rakam 280 milyar dolardı (Grafik 5).

Arama-Üretim yatırımlarının 2015’de bölgelere göre dağılımına bakıldığında ise ABD’nin 136 milyar dolarla başı çektiği, ikinci sırada 73 milyar dolarla Orta Doğu ülkelerinin geldiği, üçüncü sırada ise 67 milyar dolarla Rusya ve Eski Sovyet ülkelerinin(OECD üyesi olmayanlar dahil) olduğu görülüyor.

ABD’deki konvansiyonel olmayan yatırımlar 2015’de yüzde 52 oranında düşüş kaydetti. ABD şeyl sektörünün kalbi durumundaki küçük bağımsız şirketler ise düşük fiyatlardan çok daha fazla etkilendi ve 2014’te 124 milyar dolar olan harcamaları 2015’te yüzde 72 düşüşle 35 milyar dolara geriledi. Düşüşe rağmen uzun dönemde ABD ve Kanada’daki konvansiyonel olmayan arama-üretim yatırımlarının küresel arama-üretim yatırımları içinde önemli paya sahip olacağı hesaplanıyor.

Raporda yer alan verilere bakıldığında yatırımlardaki düşüşün yanı sıra küresel enerji sektörü ve yatırımlarda gerçekleşen trend değişiminin hızlanarak devam ettiği görülüyor. Enerji yatırımları ve sektör, yönünü hızlı bir şekilde fosil yakıtlardan düşük karbon salınımı, yenilenebilir enerji ve verimlilik arttırıcı alanlara çeviriyor. 

Yenilenebilir enerji yatırımlarındaki artışın arkasında yatan temel nedenler ise ülkelerin ulusal politikaları, rüzgar ve güneş enerjisi yatırım maliyetlerinin düşmesi ve iklim değişikliği ile mücadele olarak öne çıkıyor.

YENİLENEBİLİR ENERJİYE 313, ENERJİ VERİMLİLİĞİNE 221 MİLYAR DOLARLIK YATIRIM 

2015 yılında yenilenebilir enerji yatırımlarının toplamı 313 milyar dolar olurken, enerji verimliliği yatırımları ise yüzde 6 artarak 221 milyar dolar olarak gerçekleşti. Yenilenebilir enerji yatırımlarının toplam yatırımları içindeki payı yüzde 17, verimlilik yatırımlarının ise yüzde 12 oldu.

Yenilenebilir enerji yatırım harcamaları 2015 yılında 2011 yılıyla aynı seviyede gerçekleşmesine rağmen teknolojik gelişme ve maliyetlerdeki düşüşün etkisiyle yeni yatırımlardan sağlanan toplam elektrik üretimi 2015 yılında 2011’e göre yüzde 33 artış gösterdi(Grafik 6).

Enerji verimliliği yatırımları düşük fiyatlara rağmen artarken, düşük petrol fiyatlarının özellikle düşük vergi uygulanan ülkelerde ulaşım sektöründe akaryakıt verimliliğini arttırıcı çalışmaları olumsuz etkileyebileceği, gelişmiş ülkelerde ise hükümetlerin verimlilik arttırıcı politikaları ve uygulamalarının temel belirleyici olacağı değerlendiriliyor.

Şebeke ölçekli elektrik depolama yatırımlarının ise 2015 yılında 2010 yılına göre 10 kat arttığı ve 1 milyar dolara yükseldiği görülüyor. (Grafik 7). Depolama yatırımlarının toplam şebeke yatırımları içindeki payı ise sadece yüzde 0,04’e denk geliyor. Güneş enerjisi yatırımlarındaki artış, pil teknolojilerindeki hızlı teknolojik gelişim ve maliyetlerdeki düşüşün depolama yatırımlarındaki hızlı artışı devam ettirmesi bekleniyor.

ELEKTRİK YATIRIMLARI 2015’DE 707 MİLYAR DOLAR OLDU

2015 yılında dünya genelinde yapılan elektrik yatırımlarının toplam tutarı 707 milyar dolar olurken bu rakam toplam enerji yatırımlarının ise yüzde 39’unu oluşturdu(Grafik 2). Bunun en önemli bölümünü ise 420 milyar dolar ile üretim yatırımları oluştururken şebeke yatırımlarının miktarı ise 262 milyar doları buldu. Toplam enerji yatırımları içinde üretim yatırımlarının payı yüzde 23 olurken, şebeke yatırımlarının payı ise yüzde 14 oldu.

Yenilenebilir enerji yatırımlarında yaşanan büyük artış elektrik iletişim şebekelerine yatırım gereksinimini arttırıyor. Önümüzdeki yıllarda yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı üretiminin artmaya devam etmesinin ve buna bağlı olarak şebeke yatırımlarının da hızlı bir artış göstermesi gerekiyor. Bu durum aynı zamanda şebekelerin daha verimli ve etkin kullanımı kadar enerji arz güvenliği açısından önemli olacak.

NÜKLEER ENERJİYE 21 MİLYAR DOLAR HARCANDI

2015 yılında nükleer enerji santrallerine yapılan harcamaların toplam tutarı ise 21 milyar dolarda kaldı. 2015 yılında 70 GW’lık yeni kömür santrali projesinin inşaatı başlarken 2016’nın ilk çeyreği itibariyle dünya genelinde inşaat halinde kömür santrallerinin toplam kapasitesi 200 GW’a ulaştı. 

ENERJİ YATIRIMLARINDA LİDERLİK ÇİN’DE

2015 yılında dünya genelinde yapılan enerji yatırımlarına ülkeler bazında bakıldığında en yüksek yatırımın 315 milyar dolarla Çin’de gerçekleştirildiği görülüyor. İkinci sırada 280 milyar dolarla ABD, ardından ise sırasıyla 140 milyar dolarla AB, 85 milyar dolarla Rusya ve 65 milyar dolarla Hindistan geliyor (Grafik 8).

ARZ GÜVENLİĞİ ETKİLENMEMELİ

Uluslararası Enerji Ajansı’nın(IEA) raporunda yer alan yatırım verilerinin son birkaç yılda farklı kurumlar tarafından yayınlanan rapor ve gelecek projeksiyonlarındaki beklentilerle uyumlu olduğu görülüyor. Yatırımların düşük petrol fiyatlarına bağlı olarak önümüzdeki 1-2 yıllık süreçte düşük seyretmeye devam ederken uzun vadede ise talep artışına bağlı olarak tekrar artacağı sektörün genel beklentisi.

Yenilenebilir enerji yatırımları önümüzdeki yıllarda hızla artmaya devam ederken şebeke yatırımları ile elektrik depolama yatırımları hızlı büyümenin görüleceği alanlar olarak öne çıkıyor.

ABD, Avrupa ve Çin’de kömür yatırımları düşerken artışın Hindistan ve diğer gelişmekte olan ülkelerden geleceği değerlendiriliyor.

Enerji yatırımlarında görülen düşüş ve hızlı trend değişimi sektörün gelecek yıllarda nasıl bir piyasa yapısına evirileceğini gösterirken geçiş döneminde arz güvenliğine yönelik risklere de işaret ediyor. Özellikle petrol ve gaz yatırımlarındaki düşüşlerin önümüzdeki 5-10 yıllık dönemde talep artışının karşılanamaması riskini içermesi, elektrik tarafında ise gerekli şebeke yatırımlarının yenilenebilir enerji yatırımlarının gerisinde kalması ve baz yük ihtiyacını karşılayacak santral yatırımlarının yapılmamasının arz güvenliği üzerinde ciddi risk unsuru yarattığı unutulmamalıdır.



Bu haber 1075 kez okunmuştur


Bu habere henüz yorum yazılmamış

İlk yorum yazan siz olun!








Köşe Yazarları