IMKB : 105.520 / 0,15 $ : 6,81 / 0,00 : 7,56 / 0,35 Altın : 379,42 / 0,78





Bayiler giderleri için 'formül' arıyor
25 Temmuz 2009 11:06
EPDK'nın tavan fiyat uygulaması, akaryakıt bayilerini zor durumda bıraktı. Yüksek faaliyet ve işletme giderlerini karşılamakta zorlanan bayiler, maliyetleri düşürmek için çözüm yolları arıyor.

PAYLAŞ : Share/Bookmark

EPDK'nın tavan fiyat uygulaması, akaryakıt bayilerini zor durumda bıraktı. Yüksek faaliyet ve işletme giderlerini karşılamakta zorlanan bayiler, maliyetleri düşürmek için çözüm yolları arıyor. Tavan fiyat uygulaması ile zararına satış yapmaya zorlandıklarını ifade eden bayiler, maliyetleri minimum seviyelere indirmeye çalışıyor. Bazı istasyonlarda personel sayısı azaltılarak maliyetler düşürülmeye çalışılırken, birçok istasyonda da elektrik, su, promosyon gibi önemli gider kalemlerinde kısıtlamaya gidiliyor.

Satış miktarı arttıkça işletme gideri de aynı oranda artıyor

İstasyonların genel ve işletme giderleri, istasyonun konumu, büyüklüğü ve satış potansiyeli ve ikmal noktasına olan uzaklığına göre farklılıklar gösteriyor. Özellikle son yıllarda görünüm ve hizmet kalitesini arttırma yarışına giren ve bu alanda dünyada ilk sıralara oturan Türkiye'deki akaryakıt istasyonlarının çok sayıda gider kalemi bulunuyor. Nakliye, personel, kira, elektrik, su, promosyon, finansman, taşıt tanıma sistemleri, ısıtma, bakım ve onarım gibi bir çok genel ve işletme gideri olan bayiler, ayrıca 5015 sayılı Petrol Piyasası Yasası ile zorunlu hale getirilen otomasyon gibi teknolojik yatırımlar ile Maliye Bakanlığı'nın şart koştuğu yazarkasa benzeri uygulamaların getirdiği büyük mali yüklerin altında eziliyor. Ayrıca istasyonlar ne kadar çok satış yaparsa işletme giderleri de o oranda artıyor.

10 işçi çalıştırmanın maliyeti aylık 13 bin TL

Ortalama 10 personelin çalıştığı bir istasyonun aylık işçi maliyeti 13 bin TL civarındayken, ayda ortalama 2 bin 500-3 bin 500 TL arasında elektrik faturası ödüyor. Günümüzde akaryakıt istasyonlarının neredeyse tamamında ücretsiz araç yıkama hizmeti veriliyor. Bu hizmetin istasyonlara maliyeti ise aylık ortalama bin ila 2 bin TL arasında oluyor. Farklı koşullara göre çok büyük değişiklikler gösteren finansman ve promosyon giderleri de istasyonların gider kalemleri arasında önemli bir yer tutuyor.

Bayiler nakliye masrafını ödemekte güçlük çekiyor

İstasyonların en önemli gider kalemlerinden olan ve EPDK'nın tavan fiyat formülünde yer vermediği nakliye masrafı da, istasyonun satış miktarı ile ikmal noktasına uzaklığına göre değişiyor. Günde ortalama 4 bin litre akaryakıt satışı gerçekleştiren ve ikmal noktasına gidiş-dönüş mesafesi 10 kilometre olan bir istasyon nakliyeye ayda 2 bin 400 TL öderken, günde ortalama 4 bin litre satış gerçekleştiren ve ikmal noktasına gidiş-dönüş mesafesi 1.300 km olan bir istasyon 14 bin TL nakliye bedeli ödüyor. Böylece, aynı fiyattan satılan bir ürünün nakliyesi için ikmal noktasına uzak olan istasyon ayda 11 bin 600 TL daha fazla ödeme yapmak zorunda kalıyor. Nakliye masraflarını dahi ödemekte güçlük çeken ve tavan fiyat formülünde nakliye gibi önemli bir unsurun yer almamasına büyük tepki gösteren bayiler, bu durumun fırsat eşitliği ilkesine tamamen ters düştüğünü ifade ediyorlar.

Bayiler kararı ve sonuçlarını Enerji Petrol Gaz’a değerlendirdiler

PO Ankara bayisi Taşdemir Petrol sahibi İrfan Taşdemir:

Zaten minimum personel sayısıyla çalışıyoruz

"36 senedir akaryakıt sektöründe faaliyet gösteriyorum ve iki istasyonum var. EPDK'nın almış olduğu bu kararı çok yanlış bir karar olarak nitelen-diriyorum. Hesap yapılmadan, nakliye düşünülmeden, masa başında alınmış bir karar. Şu anda karlılığımız sıfıra düştü. Nakliyeyi kendimiz yaptığımız halde çok cüzi bir karımız var. Nakliyeyi Kırıkkale'den kendi taşıma araçlarımızla yapıyoruz. Aylık ortalama nakliye giderimiz, kazancımızın yüzde 35-40'ını oluşturuyor. Promosyon giderimiz çok fazla. Diğer bayiden promosyon alamayan vatandaş bizden promosyon istiyor. Ben paramla verdiğim şeyi mal almayan vatandaşa nasıl veririm? Zaten kar marjım düşük. Elektrik faturamız aylık ortalama 2 bin 500-3 bin TL civarında. Elektrikte henüz bir tasarrufa gitmedik. İstasyonumuzda 12 kişi çalışıyor. İşçi maliyetimiz, aylık sigorta, yemek, maaşla birlikte 15 bin TL'yi buluyor.

Öncelikle işçi çıkarmayı düşünmüyorum. Çünkü zaten minimum personel sayısıyla çalışıyoruz. Bunu bir geçiş dönemi olarak görüyor ve düzelir diye umut ediyorum. Ama bu durum daha uzun sürerse belki sadece 1-2 pompacıyla çalışmaya devam edeceğim. 1-2 ay daha duruma bakarız ve devam ederse kısıtlı şartlarda çalışırız. Biz promosyon vermek istemiyoruz ama o zaman da satışlarımız çok düşüyor. Çünkü vatandaşlar promosyon talep ediyor. Yoksa biz isteyerek promosyon uygulaması yapmıyoruz. Zaten bizim karımız yüzde 4'e düştü. Bu giderleri alt alta topladığınızda şu an bizim elimizde kalan kar sıfır. Gerçekten bu sektöre yazık ediliyor.

Bu sektörden çıkmayı asla düşünmedim. Bizim burada büyük yatırımımız var, bu sektörden nasıl çıkabiliriz? Bir de yılların birikimi var. Çıkıp da ne iş yapayım? Bu nedenle de bu işi yapacağım. Bu işin ne olacağı belli olmaz. Bugünkü bürokratik ortamda piyasanın düzeleceğini sanmıyorum. Bu görüşlerle düzelmez. Piyasanın düzelmesi için PÜİS ve TABGİS üyelerinin bir araya gelip, EPDK ile değil de, Başbakan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı ve TOBB Başkanı ile görüşmeleri gerekir."

İsmini vermek istemeyen bir Shell bayisi

Geceleri düşündükçe uykum kaçıyor

“Kararla birlikte öncelikle bayi olarak promosyonlarımızı sona erdirdik. Sadece Shell’in Burn hediye ettiği kampanyayı devam ettiriyoruz. Kararın ardından şimdilik her ürünün satışını gerçekleştirmeye devam ediyoruz. Ancak düşündükçe özellikle geceleri uykularım kaçıyor. Kafamda birçok soru işareti bulunuyor. Düşünüyorum; istasyonum şikayet almaya başlayacak mı? Hizmet kalitem düşecek mi? Bayi olarak EPDK’nın bu kararını hakikaten yanlış buluyorum. Düşünün ki siz, 3 – 5 milyon dolara yatırımla bir istasyon inşa edeceksiniz, sonra da ayda 10 bin TL kazanacaksınız. Bu iş böyle gitmez. İstasyonda 28 personel çalıştırıyorum. Bu personelin SSK giderleri, KDV’si ve muhtasar gideri için ayda 30 bin TL ödüyorum. Personel içinse 34 bin TL maaş ödemem var. En önemli unsurlardan biri olan temizlik ve çevre bakım için harcanan elektrikle su faturalarına ayda 6 bin 500 TL ödeme yapıyoruz. Tuvaletlerimizin temizliği için ayda 1500 TL temizlik malzemesi harcamamız oluyor. Telefon ve internete de ayda 500 TL ödüyoruz. Nakliye marjlarının formulasyonda hesaba derinlemesine katılmadığını gördüm. İzmit Tüpraş Rafinerisi’nde yakın bir bayi olsam da nakliyeyi kendi tankerimizle gerçekleştiriyoruz ve ayda 5 bin 650 TL nakliye ücreti ödüyoruz. Bir de istasyonun işleri için kullandığımız bir araç var. O araç da ayda ortalama 500 TL akaryakıt harcaması gerçekleştiriyor. Haziran ayında net giderim 106 bin 750 TL oldu. Temmuz ayı sonu itibariyle kar oranımın hangi seviyelere düşeceğini düşündükçe uykularım kaçıyor.”

Shell Ankara bayisi Şeker Petrol istasyon sahibi Metin Yegen:

Ayda 5 bin TL nakliye masrafımız var

"40 yıllık bayiyim. Şu anda sektör hakikaten en kötü günlerini yaşıyor. EPDK bu kararını geri alır diye düşünmüştüm ama artık bu kararı geri alacaklarını sanmıyorum. Vatandaş benzinciyi hali vakti iyi, çok zengin olarak görüyor. 18 personel ile çalışıyorum. İşçilik maliyetimiz, sigorta hariç, aylık ortalama 23 bin TL. Biz firma olarak eski elemanlarımızla çalışıyoruz. Diğer istasyonlarda çok sık personel değiştirilir ama bizde bu yoktur. Yani iyi elemansa bizimle kalıyor ve kendini aileden biri olarak görüyor, kötüyse de zaten bünye atıyor. Dolayısıyla eski elemanların maaşları ve sigorta primleri her sene arta arta çok ciddi rakamlara ulaşıyor.

Nakliyeyi kendimiz yapıyoruz. Bir tane tankerimiz var. Kırıkkale'den ayda 18 tanker mal getiriyoruz. Aylık 5 bin TL nakliye maliyetimiz var. Yakıt ve şoför gideri var. Promosyon ve otomasyonlu satışların maliyeti var. Elektrik faturamız aylık ortalama 2 bin 500 TL. Zaten biz tasarruflu ampuller kullanıyoruz ve belli bir saatten sonra aydınlatmayı kısıyoruz. Su maliyetlerimizi, geri dönüşüm sistemi sayesinde bir parça azalttık. Yıkamada 700-800 TL'lik bir su maliyetimiz var. 700-800 TL'lik de istasyonun kendi kullandığı suyun maliyeti var. Yemek maliyetimiz aylık ortalama 2 bin TL. Kış mevsiminde 2 bin TL civarında ısıtma maliyetimiz oluyor. 24 saat açık olan işletmemizde maliyetler aylık 50 bin TL'yi buluyor.
Bazı yerlerde mazotu 2,20 TL'den satıyorlar, çok ciddi iskontolar yapıyorlar. Bu indirimleri nasıl yapıyorlar anlamıyorum. Ama vatandaşın kafasındaki imaj; Demek ki halen bu adamlar çok kazanıyorlar' şeklinde. Biz bu durum düzelir diye bekliyoruz. Bazı arkadaşlar, 'Yıkamayı kaldıralım' diyorlar. Ama yıkamayı kaldırırsak hepten biteriz. Zaten bireysel promosyon yapmıyoruz ve hiç yapmadık. Sadece yılbaşında toz bezi dağıtıyoruz. Şu aşamada personel çıkarmayı düşünmüyorum. Gittiğimiz yere kadar devam edeceğiz. Ama uzun sürerse bu sektörden çekilmeyi bile düşünürüm.

Geçen hafta yapılan bayi toplantısına da katıldım ve hayatımın en uzun yürüyüşünü yaptım. Bu tür toplantıların devam edeceğini düşünüyorum. Çünkü bıçak kemiğe dayanınca insanlar toplantıya da eyleme de gelir. Birkaç toplantı daha olsa katılım çok daha fazla olur. Ancak o günkü yürüyüşümüz konusunda basın yayın organları enteresan bir şekilde, sihirli bir değnek değmiş gibi, sessiz kaldı. Umarım bu durumdan aklıselim galip gelir. Birileri durumu EPDK yetkililerine anlatırlar ve EPDK daha merhametli olur."

İsmini vermek istemeyen bir Petrol Ofisi bayisi

Karar uygulanmaya devam ederse kapatacağım

“İstanbul Anadolu Yakası’nda iyi bir bölgede günlük ortalama 17 bin litre ürün satışı gerçekleştiriyorum. Eğer karar uzun süre devam ederse kapatacağım. Böyle bir kararın neden alındığını anlamıyorum. Biliyorsunuz, kimi bayi kiralıktır kimisi de öz maldır. Biz, bayi olarak ayda 18 bin dolar kira ödüyoruz. 31 personel ile hizmetlerimizi sürdürüyoruz ve personelim adına ayda 28 bin TL ödeme yapıyorum. Su ve elektrik faturalarına ayda 12 bin TL ödüyorum. Ekipman firmalarına aylık bin TL ödemem var. İstasyon alanındaki çeşitli arızalar ya da ihtiyaçlar için yılda 2 bin 500 TL harcıyorum. Otomasyonlu satışlardan iskontolara kadar 2 bin TL tutarında ödemem var. Kendi aracımızla nakliye gerçekleştiriyoruz ve Tüpraş İzmit Rafinerisi’ne ne kadar yakın olsak da nakliye için ayda 3 bin 600 TL harcıyorum. Kaliteli hizmet verebilmek için istasyon alanına bir oto yıkama aracı yatırımı gerçekleştirdik. Bu araca 2009 yılı başında 50 bin dolar ödedik. Oto yıkamanın yılda 2 bin 700 TL gideri oluyor. Telefon ve internete ayda 1000 TL veriyoruz. Şebeke suyuna ayda 1300, kuyu suyuna da ayda 700 TL ödüyoruz. Peyzaj ve çevre temizliğine aylık 100 TL harcamam oluyor. Tuvaletlerimizi temiz tutabilmek için ayda 300 TL harcıyoruz. Bayi olarak kararın açıklanmasıyla birlikte stoktan elde ettiğim zarar ilk anda 3 bin 360 TL oldu.”

BP Ankara bayisi Ay-Pet Petrol istasyon sahibi Yılmaz Aydoğmuş:

Şu anda karsız satış yapıyoruz

"EPDK çok yanlış bir karar aldı. Basının yazdıklarına göre, sahaya inmeden değerlendirmeler yapıyorlar. Bence bu çok yanlış. EPDK, gelecek, sahaya inecek, istasyonların nasıl çalıştığına ve giderlerine bakacak. Ama bunları yapmadan ezbere karar alıyorlar. Kar oranlarımız düştü. Zaten bizim abartılı bir kazancımız yoktu, hep inişli çıkışlıydı. Örneğin Ay-Pet'i 2005 yılında kurdum ve o günden bugüne yüzde 6-7 arasındaki kar oranları ile çalıştım. Ama bu kar oranları basında abartılı yazılınca EPDK devreye girdi ve çok hatalı bir karar aldı. Bu sektöre yetim çocuk muamelesi yapılıyor. Şu anda kar marjımız yüzde 4, bunu da giderlere saydığımızda elde var sıfır. Şu anda karsız satış yapıyoruz. Parası olan ayakta kalacak yoksa istasyonunu kapatıp gidecek.

İstasyonda şu anda 15 kişi çalışıyoruz. İşçi maliyetlerimiz 25 bin TL, yemek giderimiz 2 bin 500 TL. Ayda ortalama 3 bin 500 TL elektrik faturası ödüyoruz. Su giderimiz bin 800 TL. Bunun yanı sıra taşıma suyuyla aldığımız halde belediyeye ayrıca aylık bin 300 TL atık su bedeli ödüyoruz. Benim ortalama satışım da aylık 10 bin litre. Üstelik bu satışı da istasyonum BP markasını taşıdığı için yapabiliyorum. Önemli miktarlarda veresiye satış yapıyorum. Günlük ortalama 15-20 bin TL veresiye satışım var. Nakliyenin bize maliyeti aylık 7 bin 200 TL. Bunun dışında promosyonlar var. Biz BP'nin yapmış olduğu promosyonların tümüne katılıyoruz. Çünkü müşteri promosyon konusunda çok ısrarcı. Bu yol güzergahında 8 istasyon var ve hepsi birbirine çok yakın. Bu nedenle başka şansımız yok. İlk etapta işçiyi azaltacağım.15 işçiyi 10'a düşüreceğim. Bunun dışında elektrik ve su masrafını kısacağım. Yıkama ücretsizdi ama şimdi ücretli yapacağım. Yani gerçekten bizi çok sıktılar. Başka bir şansımız kalmayınca istasyonumuzu kapatıp gideceğiz. Başka sektörlere yönleniriz. Zaten gıda sektöründe faaliyet gösteriyoruz. Çünkü bize nefes alacak bir şey bırakmadılar. Bence bu karardan dönülmeli. Başka şansı yok. Çünkü bu durumda birçok istasyon kapanır. Biz geçen hafta yaptığımız gibi eylemlerimize devam edeceğiz."

Akpet Ankara bayisi Avcı Petrol sahibi İrfan Avcı:

Kiraya vereceğim

"Bu uygulama uzun vadeli olduğu takdirde istasyonlarımızı kapatacağız. Bayiler bu durumda alternatif çözümler üretecektir. İstasyonların büyük bir bölümü ya kapanır ya da el değiştirir. Mesela bu durum böyle devam ederse ben istasyonumu 3 ay sonra kapatırım ama maddi durumu daha iyi olan bir bayi 1 sene sonra kapatabilir. Haftada 3 kere fiyat düzenlemesi olur mu? Bu kararı alanların konuya ilişkin uzmanlıklarının tartışılması gerekir.
Elektrik, su, personel, sigorta, nakliye giderlerimiz ana gider kalemlerimizi oluşturuyor. Nakliyemizi kendi kiralık aracımızla Kırıkkale'den yapıyoruz. Aylık 6-7 tanker getiriyoruz yani ayda 3-3 bin 500 TL'lk nakliye masrafımız var. Ayda ortalama 2 bin 500 TL'lik elektrik faturası ödüyoruz. Su giderimiz ise aylık ortalama bin lira. Şu anda istasyonda 15 personel çalışıyor. Toplam işçi giderimiz yaklaşık 17 bin TL tutuyor. Bunun dışında mutfak gideri ve promosyonlar var. Örneğin, kutu mendilin maliyeti 300 kuruş. 10 bin tane kutu mendil yaptırınca 3 bin TL para ödüyoruz.

Biz bu durumun böyle devam etmesi durumunda, ilk tedbir olarak bizim için vazgeçilmez olan arkadaşlarımızla çalışmaya devam edeceğiz, geri kalanını da maalesef işten çıkaracağız. Ya da yıkama ünitesi ile LPG'yi açık tutup diğer satışları durduracağız. Eskiden mal satmak için uğraşırdık, ne kadar çok mal satarsak da o kadar fazla eleman istihdam ederdik. Şimdi ben satışımı arttırmamak için elimden geleni yapacağım. Personel sayısını azaltacağım, maliyeti azaltacağım çünkü ne kadar az mal satarsam o kadar az zarar ederim. İlk etapta işçi sayısını 15'ten 9'a düşürmeyi planlıyorum. Markette bir kişi çalışacak, gece marketi kapatacağız. Saat 22:00'den sonra lambaların yarısını kapatıyoruz. Eskiden gece-gündüz yıkama ünitemiz çalışıyordu ama artık yıkamayı akşamları yapmıyoruz. Bu durum uzun sürerse istasyonumu kiraya vereceğim başka çaremiz yok.

Vatandaş bizim çok büyük karlar elde ettiğimizi zannediyor. Bizim bu durumumuz kamuoyuna iyi anlatılamadı. Bir litre benzinin 1.90 TL ÖTV'si var, ama devlet bu yüksek vergiden indirime gitmiyor; bizim benzinde yüzde 7 olan karımızı 4'e düşürüyor. Ertesi gün karımızın yüzde 1,4'ü bankaya gidiyor, bunun 1'i de nakliyeye gidiyor geriye 1,5 kalıyor. Ben neden çalıştırayım bu istasyonu? Bizim en büyük şikayetimiz şu; meslekte birlik yok. Oysa bu çok mühim bir konu."

Powerwax Ozanlar Petrol İşletme Müdürü Ferhan Yıldırır:

Bayilerin ayakta kalması ciddi oranda zorlaştı

"Tavan fiyat uygulamasının başlamasıyla beraber bayi karları ciddi oranda düştü. Uzun vadede istasyonların masrafları göz önüne alındığında bayilerin ayakta kalması ciddi anlamda zorlaşacak gibi gözüküyor. Uygulamaya 2 ay sürenin sonunda yeniden devam edilip edilmeyeceğini bilmiyoruz ama uygulandığı süre zarfında ciddi zararlar verecek. Zaten tüketiciye mal satmak için istasyonlar ciddi anlamda iskontolar yapıyordu. Başka türlü mal satılmıyor. Dağıtım şirketi iskontosuyla bayi marjını birleştirdiğinizde iskontolar yapıyordunuz. Şimdi belli bir tavan fiyatın olması, direkt tüketiciye yansıyacak anlamına gelmiyor; aksine, bayiler ekonomik anlamda sıkıntıya düşeceği için tüketici zarar görecektir. Çünkü bayiler vadeli mal veremeyecek pozisyona düştü. Herkes peşin çalışmaya başlayacak. Peşinde de yapılan iskontolar daha sınırlı hale gelecek. Başlangıçta fiyatlar belki düşecek ama uzun vadede bunun sürekli tüketiciye yansımayacağını düşünüyorum. Sonra fiyatlara alışacaklar. Ama belli bir noktadan sonra bayi kendinden bir şey veremeyecek. Bundan sonraki aşamada petrol fiyatları düşse de ben bununu tüketiciye yansıyacağını düşünmüyorum.

Bu saatten sonra bayinin ayakta kalması zor. İstasyonlar yaklaşık yüzde 5 kar marjıyla çalışıyor. Bu karın yaklaşık yüzde 3-3.5'luk kısmı masraflara gidiyor, yüzde1-1.5'luk kısmı da navluna gidiyor. Bunların üzerine kredi kartı masrafı, finansman maliyetleri ve promosyon giderlerini koyduğunuzda, dağıtım şirketiniz destek vermezse ayakta kalmanız zor görünüyor. İstasyoncular bu durumda ya kapıya kilit vuracak ya da şu anda yapılan uygulamalardan vazgeçecekler. Mesela biz otomatik yıkamayı bedava yapıyoruz, promosyon veriyoruz. Onları keseceğiz. Tüketicilerin istasyonculardan beklentileri de zaman içinde değişecek, ki bundan 3-4 sene önceki duruma gelinebilsin. Kredi kartı kullanımından komisyon alınmaya başlanacak. Tüketici sadece fiyatta değil, hizmet kalitesiyle de aradığını bulmalı.
Bizim Ankara'daki bir istasyon için toplam aylık giderimiz 30-35 bin TL. İstasyonumuzun ortalama aylık elektrik faturası 3-3 bin 500 bin TL. İstasyonumuzda 15 kişi çalışıyor. İşçilerin gideri 20 bin TL'yi buluyor. Su giderimiz bin TL. Her gün bir tanker de yıkama için su alıyoruz. Bunun da toplam maliyeti bin 500 TL olsa toplam 2 bin 500 TL su giderimiz var. Promosyon giderimiz 2 bin 500-3 bin TL civarında. Nakliyeyi Kırıkkale'den kendi araçlarımızla yapıyoruz. Nakliye maliyetimiz de 7-8 bin TL.

Şu anda bir tedbir almadık ama yakın zamanda promosyon ve kredi kartı komisyonlarında bazı tedbirler alabiliriz. Şu anda işçi çıkarmayı düşünmüyoruz. Ama bu uygulama uzun süre devam ederse düşünülebilir. Biz zaten indirimli satış yapıyoruz, sistemimizi en başında böyle kurduk. Tavan fiyat uygulaması ilk başta bizi direkt etkilemedi ama uzun vadede etkilemesi kaçınılmaz. Bizim şu anda indirim yapabileceğimiz oran azaldı. Bence sektörün bir araya gelip derdini iyi anlatması lazım. Eğer doğru anlatamazsa bu uygulama sürdürülebilir diye düşünüyorum. Bunun yansımalarını doğru anlatmak lazım, aksi takdirde uzun vadede bu durum devam eder.

İsmini vermek istemeyen bir BP bayisi

Böyle giderse kapatacağım

“Kararın ardından 1 Temmuz itibariyle promosyonları kaldırdık. Bu tür kararlara karşı tepkinizi göstermelisiniz ancak tepki gösterirken de kimse mağdur olmamalı. Bu istasyon, BP’nin Türkiye’de en önemli noktalarından birisi. Hal böyle olunca hizmet kalitemiz de devam etmeli. 35 personelim var, biri ayrıldı ancak şimdi işler yürüsün diye iki kişi daha işe alacağım. EPDK tarafından alınan karara bakıyorum da devlet nezdinde hiçbir kesinti yok. Kesilen kısım direkt olarak benim karımdan kesiliyor. Kararın açıklandığı gün tanklarımda 90 bin litre ürün vardı ve ilk anda 15 bin TL zarar ettim.

Bu işin sonu 2000’li yıllardaki gibi olacak. İstasyonu kira olanların batmama imkanı yok, esnafın çeklerini ödeme ihtimalini bile ortadan kaldırdılar. Bizi cüzi oranda rahatlatabilecek bir marketimiz var.

S Oil Mersin bayisi Ataş Petrol istasyon sahibi Emin Beyhan:

Herkes istasyonunu satmak istiyor

"1995'ten bu yana istasyonculuk yapıyorum. EPDK'nın almış olduğu tavan fiyat kararı bizi çok kötü etkiledi. Şu anda brüt kar marjımızı yüzde 7'ye çektiler. Mersin bölgesinde zaten yoğun bir fiyat rekabeti yaşanıyordu. Biz de bu rekabette yerimizi alabilmek için indirimli satış yapıyorduk. Daha önce dağıtım şirketimizin de desteğiyle yüzde 10 indirimli satış yaparken şimdi de yüzde 4 indirimle satış yapıyoruz.

İstasyonumuzda 11 personel çalışıyor. Aylık 12 bin TL'lik işçi maliyetimiz var. 2-2 bin 500 TL civarında elektrik faturası ödüyoruz. Kuyu suyu ve şebeke suyunun bize maliyeti toplam bin TL. Yıkamayı ücretsiz yapıyoruz. Nakliyeyi dağıtım şirketimiz yapıyor. Bunun da bize maliyeti yaklaşık bin TL. O da biz dolum tesisimize 5 kilometre uzaklıkta olduğumuz için bu kadar ödüyoruz. İkmal noktalarına daha uzak olan istasyoncu arkadaşlarımız çok daha fazla nakliye ücreti ödüyorlar. İstasyoncular artık isyanda. Herkes istasyonunu satmak istiyor.

Kredi kartlarının bize maliyeti aylık ortalama 4-5 bin TL. Kendimiz bir takım promosyonlar yapıyoruz. Bunun maliyeti aylık 800-1000 TL arasında oluyor. Promosyonu azaltmayı düşünüyorum. Örneğin, 50 TL ve üzeri yakıt alana promosyon ürünlerinden veriyorum. Diğer müşterilere vermiyorum. Çevremdeki bazı istasyonlarda promosyon tamamen kaldırılmış durumda.

Kısıtlı kullandığım halde bu kadar elektrik faturası geliyor. Lambaları normal yaksam 3 bin-3 bin 500 TL civarında fatura gelir. İşçi azaltmayı düşünüyorum. Ancak bu defa da hizmet kalitesinin düşeceğinden korkuyorum. Bu durumun uzun sürmesi halinde istesek de istemesek de istasyonumuzu kapatma noktasına geleceğiz. Her ay zararla iş yapmaya çalışan bir işletmenin çalışmasının anlamı yok."

İsmini vermek istemeyen bir Akpet bayisi:

İki aylık zararım 50 bin TL

“Karar çıkmadan önce son birkaç aydır istasyon olarak kar – zarar ikilisinde hep ekside kalıyorduk. Şahsen, böyle bir kararın çıkmasını beklemiyordum. Kararı duyunca devletin kendi vergilerinden kısmasını bekliyordum ancak bizlerden kısıntıya gittiler. Kararın 2 ay sonunda da devam edeceğini düşünüyorum. Hesapladığım zaman 2 aylık net zararım 50 bin TL. Bu zarar da beni ciddi oranda sarsar. Öncelikle giderlerimizi kısmayı ve kampanyaları kaldırmayı planlıyoruz. İstasyon olarak LPG satışına ağırlık vereceğiz. Son çare olarak personel çıkarmayı düşünüyorum. Personel çıkarırsak da hizmet kalitemiz düşecek. Bu konuda henüz arkadaşlarla hiçbir şey konuşmadık. Konuşursak onlar da huzursuz olur, verimleri düşer. İstasyonumuz kira. Ayda 15 bin dolar kira ödüyoruz. 32 personel ile hizmetlerimizi sürdürüyoruz ve personel için ayda 45 bin TL ödemem var. Elektriğe 4 bin 500 TL veriyoruz. Su faturası ayda 1000 – 1500 TL arası geliyor. Telefon ve internete 500 TL ödüyoruz. Biri tanker olmak üzere 2 aracımız var ve aylık giderleri 8 bin TL tutuyor. Promosyonlarla sadakat kartlarına 15 bin TL ödüyoruz. Banka komisyonu olarak da 5 – 6 bin TL veriyoruz. Tuvaletlerimize günde ortalama 1000 kişi giriyor ve temizlik malzemesi olarak da ayda 500 TL harcıyoruz. Günde ortalama 20 bin litre satış yapan bir istasyonuz, ayda 80 bin TL giderimiz oluyor. Kararın açıklanmasıyla birlikte ilk etapta 6 bin TL’lik bir zararımız oluştu. Biz, yılda 50 bin TL vergi ödeyen bir istasyonuz.”



Bu haber 1420 kez okunmuştur


Toplam 3 yorum
ARKADAŞLAR BİZ AĞZIMIZLA KUŞ TUTSAK NE ANA DAĞITIM ŞİRKETİNE NE TÜKETİCİYE NEDE DEVLETE YARANAMAYIZ. OYSA BİZ OLMASAK ONLAR HİÇ OLMAZ. NİYE GİDERLERİ DÜŞÜRMEYE ÇALIŞIYORSUNUZ Kİ KAPATALIM GİTSİN..NİYE ZARARINA ÇALIŞMAYA BU KADAR MERAKLISINIZ???
METİN ŞENCANLI / 26 Temmuz 2009 22:50:55
%10 indirim yapan bayiler hiç aklınza gelmedimi birgün birileri bunu inceler ve nasıl oluyor diye hesap yapmazlarmı ne vardı herkez standardlarında işini yapsaidi adam hala %4 yapıyormuş benzinliki ver kimin umurunda ama zararı herkeze dokunuyor akıllı olmak lazım bu işi gelip geçiçi yapanlar bizi yıpratanlar
petrol man / 25 Temmuz 2009 21:55:42
selamlar bizde promosyonları,kart puanlarını,banka kartlarına puanı kaldırdık şimdi banka kartı geçen müşteriden komisyon alacagız şu bankaların elini bizim cebimizden atarsak karımız artacak banka kartlarının satışları arttırdıgı falan da sanal yalandır bizim karlarımız arttıgı gün bankalarda komisyon ve vadeyi arttıracak bıktık artık selamlar
ahmet ünal / 25 Temmuz 2009 12:04:05








Köşe Yazarları