IMKB : 93.225 / 0,91 $ : 6,76 / 0,07 : 7,35 / -0,18 Altın : 359,10 / 0,22





Yasa 'kim vurdu'ya gitmesin
21 Haziran 2010 15:28


Ali Arif Aktürk


PAYLAŞ : Share/Bookmark

Geçtiğimiz hafta basında iki önemli haber dikkatimi çekti. Birinde 9. Dünya Rüzgâr Enerjisi Konferansı’na (WWEC) katılan Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA) Müdürü Helene Pelosse’nin açıklamalarıydı.

Pelosse “Türkiye'nin yenilenebilir enerji açısından potansiyeli müthiş, adeta kutsanmış bir ülke” diyor ve şunları ekliyor: “Türkiye kısa dönemde bölgesinde başı çekecek. Yani bölgenin showcase (vitrin) ülkesi olacak ve diğer ülkelere de yön verecek. Binlerce kişiye yeni istihdam alanları yaratılabilir ve bölgedeki yatırımları da çekeceksiniz.”

Kulağa ne kadar hoş geliyor değil mi? Ama şüpheci olup, “Kendimizi gazlamayalım, bunları çok duyduk” der ve “Nerede bu yatırımcılar” diye sorarsak, o zaman “aynı haftanın bir başka haberine göz atalım o zaman” derim.

Dünya'nın en büyük güneş enerjisi yatırımcılarından ABD'li Clean Tech Circle, Mardin'de 10 milyon dolarlık yatırım yapmak için yola çıkmış ancak büyük potansiyeli görünce bu rakamı 1 milyar dolara çıkarmış. Ancak bir şartları var; düğmeye basmak için yenilenebilir enerji yasasında yapılacak değişiklik ile devletin elektrik alım garantisinin ne olacağını görmek istiyorlar.

Aynı haberde ülkemize yabancı yatırımcı çekmek için yoğun bir çaba harcayan Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı'nın Başkanı Alpaslan Korkmaz'ın da açıklamaları de yer alıyor.

Korkmaz da “dünya çapında faaliyet gösteren pek çok grubun ülkemizde yatırım yapmak için araştırma içinde olduğunu ve yeni yasa değişikliğini beklediğini” ifade ediyor.  

Bu haberler çok açık iki gerçeğe işaret ediyor:

1-Türkiye, yenilenebilir enerji kaynakları konusunda çok önemli bir potansiyel taşıyor.

2- Yolun başında iken çıkacak olan yasa bu potansiyelin hayat bulması için çok kritik bir önem taşıyor.

Bu yasa değişikliğinin sadece yabancılar değil yerli yatırımcılar tarafından da çok uzun zamandır büyük bir merakla ve umutla (adeta bir kurtarıcıyı bekler gibi) beklendiğini söylemem lazım.

Hal böyle iken yasanın içeriği ile özellikle rüzgâr ve güneş enerjisine verilecek alım garantilerinin fiyatı konusunda da beklenti artmış durumda.

Aradan zaman geçtikçe ve yasama döneminin sonuna gelinirken sektörde bir tedirginlik oluşmaya başladı. Hangi yatırımcı ile konuşsak “acaba yasa oldu bittiye mi getirilecek? Son anda genel kurulda verilecek önergeler ile beklentiler boşa mı çıkacak?” diye sorduğunu duyar olduk.

Geçtiğimiz günlerde, beklenen yasa değişikliğinin ilgili komisyonlarda değerlendirilmeden doğrudan genel kurula taşınacağı ve burada milletvekillerinin önergeleri ile son halini alacağı ortaya çıktı. Böylece yasa Temmuz ayında çıkmış olacak. Komisyon aşamalarında günlerce süren fiyat tartışmaları yaşanmayacak ve bir günde karar verilmiş olacak.

Yasa değişikliğinin komisyonlarda görüşülmeyeceği ortaya çıkmadan önce sektörün kaygılarını TBMM'nin enerjiden sorumlu ihtisas komisyonunun Başkanı Sayın Dr. Hasan Ali Çelik'e sormuştuk. Sayın Çelik hepimizi memnun eden şu açıklamayı yapmıştı:
“Komisyonumuzun özel toplantıları, bizim davet etmediğimiz ama 'Ben de gelebilir miyim?' diyen herkese açıktır. Çünkü bu yasalar ülkemizin insanları için yapılmaktadır. Komisyon toplantılarında görüş bildiren herhangi birisinin çalışmalarımıza sağladığı katkı belki bir virgül ya da noktadır, ancak o noktanın da virgülün de burada yer almasını biz arzu ederiz. Yasa düzenlemesi esnasında sektörün görüş ve düşüncelerini, bir filtreden geçirdikten sonra, yasa metnine dâhil edilmesini hem arzu ederiz hem de bunu sağlarız. Kanunları sektörlerle birlikte değiştireceğiz. Bu Komisyonun çalışma felsefesindeki temel özellik budur.” 

Artık yasa komisyonda görüşülmese de Sayın Çelik'in yaklaşımının Genel Kurul aşaması öncesinde hâlâ umut verdiğini belirtmemiz gerekiyor. Umarız, Genel Kurul'da “son karar” verilmeden önce sektörün yasa ile ilgili değişiklik beklentileri dikkate alınır ve yasa “kim vurdu”ya gitmez.

Sözüm meclisten dışarı, kaplumbağa kan ter içinde ve azimle yol alıyormuş. Onu görüp merak edenler nereye gittiğini sormuşlar. “Hacca gidiyorum” demiş. Gülmüşler ve “nasıl gideceksin?”  diye sormuşlar. O da “giderim gitmesine de şu mahallenin çocukları beni bir ters çevirmeseler” diyerek yoluna devam etmiş.

Varılacak hedefin büyüklüğünü düşünerek birbirimizi sırt üstü yatırmadan, kaplumbağanın hızıyla değil ama sabır ve azmi ile çalışmak lazım.

Çünkü bu yasa değişikliği ülkemiz yenilenebilir enerji sektörünün sadece bugünün değil geleceğini belirleyecek ölçüde önemlidir. 



Bu haber 2485 kez okunmuştur


Bu habere henüz yorum yazılmamış

İlk yorum yazan siz olun!








Köşe Yazarları