IMKB : 89.085 / -0,62 $ : 6,69 / 1,32 : 7,31 / 0,93 Altın : 342,00 / -0,26





Bir şeyl sorabilir miyim?
26 Mart 2013 09:30


Figen Özer


PAYLAŞ : Share/Bookmark

Şüphesiz zaman zaman size de aynı şey oluyordur.

 
Yani merakınızın kabardığı anlar yaşıyorsunuzdur.
 
O halde gelin kaya gazı konusunun farklı bir boyutuna değinelim. 
 
Başlamadan söyleyeyim, böyle bir girizgah ile beklentinizi artırmak istemem, zira sadece bu kaynağın adından bahsedeceğim.
 
Yakın geçmişe uzanacak olursak eğer, hepimizin şahit olduğu üzere, enerji sahnesinin başrolü doğalgazın şanını şöhretini törpüleyecek kadar, çok yetenekli bir yıldız lanse edildi.
 
İngilizce adı “shale gas”. Bizlerse başta Amerika olmak üzere global boyutta yaşanan gelişmeleri, yerel basında “kaya gazı” kavramı ile ifade ettik, yazdık ve okuduk…
Halen de aktarılan gelişmeleri takip etmeye devam ediyoruz…
 
Hangi ülkelerin ne kadar potansiyelleri var?
 
Söz konusu bu ülkelerin kaya gazı arama ve çıkarma faaliyetleri ne durumda?
 
Kaya gazı nasıl çıkarılır?
 
Bu operasyonun çevreye zararı nedir?
 
Gibi satır başlarının olduğu daha birçok içeriği okumaya devam edeceğiz. 
 
Peki ya kendi ülkemiz? 
 
Doğalgaz ithalatının ellerimize ve ayaklarımıza vurduğu prangalar malum… 
 
Bundandır ki böyle bir kaynağın var olma ihtimali dahi heyecan verici.
 
Acaba talih kuşu bizim sınırlarımızın üzerinde de gerçekten uçuyor mu?
 
Gel gelelim bu konu hakkındaki fikirler, kaya gazı ya da kayaç gazı gibi kavramlarla ifade edilirken, sanki büyük bir yanlıştan dönülmüş gibi bir anda şeyl gazı denilmeye, kaya gazı diyenler ise ikaz edilmeye başlandı.
 
İşte başlıktaki sorum: Bu kaynağın adına neden “kaya gazı” diyemiyoruz? 
 
Girişte belirttiğim kabarmış haldeki merakım ise şuna dair: Nasıl oldu da, İngilizce dilindeki karşılığının okunuşu olan ve tek başına bir anlam ifade etmeyen bir sözcüğü terminolojiye sokmuşuz? Nerede ve ne zaman? Madem olan olmuş, kimse bunu tuhaf bulup karşı çıkmamış, o halde neden Türk Dil Kurumu’na bu sözcüğün kaydı yapılmamış? 
 
Kaya gazı denmesinden haz edilmediği aşikar. 
 
Nedenine dair yapılan açıklamalara kulak verip, teorik açıdan bu kaynağın açıklamasını tam olarak karşılamıyor diye düşünürsek, evet makul olabilir.
 
Ancak…
 
Birçok örnek vermek de mümkün ki, kimi zaman bazı sözcükler etiketleşir, jenerik haline gelir ve böylece bir kavramın kodu olurlar.
 
 Dilimizdeki “anlam genişlemesi”ndan bahsediyorum aslında. Yani kimi zaman, bir nesnenin veya bir olgunun sadece bir türünü ya da bir kısmını karşılayan sözcükler, zamanla o nesne ya da o olgunun tamamını ifade eder hale gelir. Böylece bir sözcük, daha geniş anlamda kullanılarak, o nesnenin ya da olgunun etiketi olur. 
 
Bu nedenle dilimize çevirirken “kaya” sözcüğünün kullanılmasının yanlış bulunmasına şahsen katılamıyorum.
 
Hem de karşısında alternatif olarak “şeyl” sözcüğü varken…
 
Bilginin bu kadar elimizin altında olduğu bu çağda ben şeyl kelimesine mantıklı bir açıklama bulamadım.  Artık kabullenelim, bu kelimenin geçerli bir argümanı yok.  Görünen o ki, ingilizce karşılığını yani shale gas’i okuduğumuz gibi yazıp terminolojiye almışız. 
Elbette ilk ve tek örnek değil bu. 
 
Sizlerin de bildiği gibi kökeni Fransızca ve İngilizce olan, yazılışından veya okunuşundan esinlenerek dilimize aldığımız çok sözcük var. Sadece bununla da kalmamışız, jenerikleşen marka adlarından türettiğimiz ve nesnelerin adı haline getirdiğimiz sözcükler de var. Ancak, bu sözcüklerin çoğu Türk Dil Kurumu’na kayıtlı ve Türk Dil Kurumu’nda bu türdeki sözcüklerin örneklerini araştırdığımızda, sadece sözcüğün anlamını değil aynı zamanda kökenini de görebiliyoruz. (Bakınız: www.tdk.gov.tr)
 
O halde çoğunluk, bu kaynağı “şeyl gazı” olarak ifade etmek istiyorsa, Türk Dil Kurumu nezdinde de bu sözcüğü kayıt altına alıp, köken olarak da altına “ingilizce shale gas” notunu düşmek, bence yapılması gereken doğru adımlardan biri olacaktır.
 
Biz onu kaya gazı olarak bildik, öyle tanıdık. 
 
Daha çok konuşacağız hakkında. 
 
Diğer birçok konu gibi, elbette içinde biraz belirsizlik de olacak.
 
Belirsizlik demişken, adındakinin en kısa zamanda giderilmesini diliyorum.
 
Adını koyalım ve aslolana odaklanıp ülkemizdeki durumu takip etmeye devam edelim derim ben…
 
Peki siz ne dersiniz? 
 


Bu haber 2855 kez okunmuştur


Bu habere henüz yorum yazılmamış

İlk yorum yazan siz olun!








Köşe Yazarları